Nere gittin ey izan?
Yaktı bizi su-i zan!
Acil etmezsen avdet;
Bil ölecek hüsn-ü zan!
Niçin kaçtın ey şuur?
İmtihanlar zorlaştı, vardır her hal haberin?
Değil isen farkında, harcar seni kör şeytan!
Kaybedersen sınavı, nice olur hallerin?
O zaman “gir benimle, cehenneme” der şeytan.
Öyle çok ki iblisin, tuzakları çevrede;
Hedef betse bir zatta;
Adam olmaz o kat’a
Bakar mısın bi Dakka?
Hedefin ne hedefin?
Ne saklıyor sadefin?
Var mı dinde atmak hoca?
Yoksa atma koca, koca!
Varmak için bir sonuca;
Gerek var mı abartmaya?
Hissen azsa ilm-i dinden;
Ömür hızla bitiyor, dolmak üzre miadın!
Senin gözün ne yazık, halen oyun oynaşta.
Böyle yapman doğru mu, bizden iken o adın?
Neden halen fısk fücur, hem de dostum şu yaşta?
Ya ansızın bir yerde, yakalarsa seni mevt?
Ey münkir-i cüretkar;
İmkan var mı inkara?
Sanma olur cüret kar;
Engel iken o kar’a?
Madem aklın ser’inde;
Hükmü peşin verip de;
Deme kesin bu budur!
Şahsı görsen de ipte;
Önce dinle sonra vur!
Uyup cahil nefsine;
Onsuz sine tam bir viran
Önce iman önce iman
Ona muhtaç herkes her an
Önce iman önce iman
Boşa gider onsuz amel
Ömür denen şu süre;
Sınırda süre, süre!
Yarım asrı harcadık;
Sıra geldi küsura.
Ömür denen şu zaman;
Sanıp arz’ı siz baki;
Demen geldik kalmaya!
Ölüm varsa illa ki;
Ölmeye geldik ölmeye!
Kimdir bizi gönderen?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!