Aman dostum sen, sen ol; kanma sakın dünyaya!
Zira dünya hem mekkar hem de gayet gaddardır!
İstemezsen kalmayı, Hak yolunda sen yaya?
Bu hususta son dinde, her kul için had vardır.
Ne kadar da süslense, dönme ona yönünü!
Ne kâfire benzeriz, ne mümine benzeriz
Şaştım kaldım ey dostlar, ne ad konur bizlere?
Nerde haram bölge var, hep orada gezeriz
Nurlu izler dururken, düştük kirli izlere.
Libaslar keferece, ahlaklar keferece
Bön sanıp da bu halkı;
Tersyüz etme hiç hakkı!
Önce yiyip de haltı;
Sonra çekme numara!
Yoksa girersin nar’a!
Rabbin kulluk isterken;
İsyan etme vatandaş!
Doğru yola git derken;
Sen yan gitme vatandaş!
Mürit olup şeytana;
Yaş elliyi aşınca, müşkülleşir yaşamak
Zorlanır ins taşırken, şu hayatın yükünü
Yaşlılığı anlar kul, düştüğünde başa ak
Çünkü göçer vücuda, her illetin yekûnu
Ne kadar da anlatsam, anlayamaz onu zat
Gerçekte olmaz ama olsa idi her düşüm;
Çok isterdim gerçekten, on beşimde olmayı.
Olmaz lakin olsaydı, masum deme dönüşüm;
Hep isterdim inanın, ayni halde kalmayı.
Yaş yetmişken bu ne hırstır birader?
Öte yana niyet yok mu gitmeye?
İş bitmişken neden fem hep para der?
Nasıl düştün sen bu denli fitneye?
Hükm-ü Mümit geçerliyken iken şu arzda;
Onca ömrü, ettim ise ben heder
Yazık bana, ayıp bana, yuh bana!
Demediysen ahirette Rab ne der
Yazık bana, ayıp bana, yuh bana!
Dini koyup, boş laflara baktıysam
Kurban edip bir yağa;
Düşürdüler ayağa.
Talip idi kıyağa;
Yazık oldu kadına.
Annelikken tek kamı;
Niçin geldin bu dünyaya;
Bilmiyorsan yazık sana!
Etmiyorsan bundan haya;
Yazık sana yazık sana!
Kul değilsen yaratana




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!