A Şaire Hurşidbanu Natevan Rusçadan Tran ...

Celil Çınkır
207

ŞİİR


10

TAKİPÇİ

A Şaire Hurşidbanu Natevan Rusçadan Transkribe Edilmiştir

HURŞİDBANU NATEVAN

Azeri şaire Hurşidbanu Natevan 15 Ağustos 1832 tarihinde Şuşa’da, Karabağ’ın son hakimi Mehdikulu Han Cavanşirin ailesinin bir ferdi olarak dünyaya gelmiştir. Halk arasında “Hankızı” lakabıyla anılır. Saray terbiyesi görmüş, devrinin tanınmış alim ve sanatkarlarından özel dersler almıştır. Özel hayatı çalkantılarla ve mutsuzluklarla doludur. İki kez evlilik geçirir ve her ikisinde de hayatın acı sürprizleri ile karşılaşır. 1885 yılında çok sevdiği oğlunu kaybetmesi sağlığını iyice bozar ve ömrünün sona erdiği 1 Ekim 1891 tarihine kadar ruhi sarsıntılar ve bunalımlar içinde yaşar. Şuşa kentinde ölmesine rağmen cenazesi şaşaalı bir törenle Ağdam’a getirilir ve “İmaret” denilen mezarlığa defnedilir. 20 yüzyılda şairenin eserleri derlenerek birkaç defa yayınlanır. Eserleri “Eserler” adlı kitapta 1984 yılında yayınlanmıştır. Ayrıca Azerbaycan’da Yazıcı Neşriyat tarafından neşredilen “Dahilerin Gözyaşları, Mersiyeler” isimli kitapta da eserlerine rastlamak mümkündür. Aşağıya aldığımız edebi çalışmalarından örnekler bu iki kitaptan transkribe edilerek paylaşılmıştır

GAZELLERİNDEN

GÖNLÜM

Yene ya rab, na kamgindir menim bu şad olan gönlüm
Rümuzi-eşkden agâh olub, ustad olan gönlüm

Görübdür yari ağyare olubdur mahvi-nazzara
Edibdir sinesin pare, menim abad olan gönlüm

Niya peymaneden keçdin, niye zencirden kaçdın?
Nedendir çöllere düşdün, menim berbad olan gönlüm?

Ferâkin ruzi-mahşerdir, seraser möhnetü-kamdir
O zülfün kimi darhamdir, menim azad olan gönlüm

Bahın bu Natevan zara, günü bahtım kimi kara
Gezer Mecnun tek avare, menim naşad olan gönlüm

GETDİ

Na yahşı munis idi, heyf, nagehan getdi
Meni bu möhnet ara koydu elaman getdi

O servi-nazdan ayrı bahar mı serva gözüm?
Hilal tek kadimi eyledi keman, getdi

Unutdu güllerini, kıldı haniman terkin
Ne bahdı yarlara, çekdi olaman getdi

Ne oldu ariz aya, bağiban, bu gülşende
Açılmadı bu bahar gülleri, hazan getdi?

Na tapdı lezzeti-işret, ne gördü gülzarı
Bahar faslinda, yaran, bu novcavan getdi

Meni bu möhnet ara koydu didasi giryân
Belayi-hicre salıb, koydu bağrı kan, getdi

Mezarın üste gelib aylanim demadem, oğul
Deyermisen ki, ne növ ile Natevan getdi

MENİ

Zamana saldı aceb möhnetü melale meni
O mahrudan irak verdi kam zevale meni

Tükendi tabü tavan, ey hudayi-lamyazali!
Ya tez bu canımı al, ya yetir vüsale meni!

Sana ne kadri dedim, rahm kıl mene, getme!
Gel indi gör ki, ferakın salıb ne hale meni!

Na vahta dek kamı-hicrinde ahu zar çekim?
Tarahhüm eyle, getir sen de bir hayale meni!

Kesildi sabrü kararım, ferake tabım yoh
Ravadı tenge getirsin bu ahü nale meni?

Alıbdı aklımı serden, kararımı _____dilden
Edib belaya felek, gör nece havale meni

Taaccübam ki, neçün rahme gelmedin, zalım? !
Ferak oduna yahıb salmısan bu hale meni

Ne yahşı günler idi kim, seninle munis idim
Zamane indi edib sine dağlı lale meni

Vüsale yetmeyiben zarü Natevan kaldım
Edib felek yene hasret o mahcemale meni

SENSİZ

Bahar eyyamıdır, açıldı güller, ey cavan sensiz!
Taaccübdür, neden divane olmaz Natevan sensiz?

Şamadet eyleyir düşman mene her dem ve her saat
Maraz artır demadem, vere-vere, her zaman sensiz

Ne ümidim vüsale, ne ferake tabü takat hem
Gözümde tiravü tar oldu, billah, bu cahan sensiz

Sen eyleş hur ile, eyle hamişe eyşü işret kim
Demadem men çekim, dilden edim ahu fağan sensiz

Yetişmez başa, Abbas, ömrüm ahır bir tamam olsun
Geçer her bir dakika ilden artık, elaman sensiz

Bu gün eydi-şerif oldu meger sen bihabersen mi?
Güman etme ki, işret içre eylensin anan sensiz

Güli-ruyinden ayrı neylerem men gülsitan seyrin?
Eder bülbül kimi nale bu zarü Natevan sensiz

OLAYDI

Ne men olaydım, ilahi, ne de bu alem olaydı!
Ne de bu alem ara dil mukayyedi-kam olaydı!

Ne hicr ateşine odlanıb yanaydı dilim ki
Ne eşkin içre könül böyla şadü hürram olaydı!

Ne serv kaddin olaydı, ne basretinle gözüm kur
Ne ruzgari-ferakinde kametim hem olaydı!

Ne bahr olaydı, ne umman, ne boyla gözyaşı cari
Ne gül üzünde, ilahi, bu növ-şebnem olaydı!

Ne gül olaydı, ne gülzari-gülşenin dahi seyri
Ne hari-möhneti-bülbül seninle möhkem olaydı!

Ne Misr olaydı, ne Kenan, ne hazreti-Yakub
Ne har olub kamı-hicranda, gerki-matem olaydı!

Ne çeh olaydı, ne zindan, ne kervan güzari
Ne Yusifi bu belada gören bir adem olaydı!

Ne bezm olaydı, ne bazari-Yusif ahvalı
Ne rahgüzarda Züleyha gamla hemdem olaydı!

Ne ah olaydı, ne efsus, ne para-para gönül
Ne Natevanın, ilahi, havası dahram olaydı

NEÇİN GELMEZ

Koyubdur intizarında, neçin gelmez, neçin gelmez?
Hamişe ahu zarında, neçin gelmez, neçin gelmez?

Üzüldüm karivanımdan, el üzdüm hanimanımdan
Falak incir fağanımdan, neçin gelmez, neçin gelmez?

Gedibdir kafilasalar, olubdur gözlarim hunbar
Na bir yarü na bir kamhar, neçin gelmez, neçin gelmez?

Gönülde ahü zarını ver, ne sabrü ne kararını ver
Demez bir düfikarım var, neçin gelmez, neçin gelmez?

O zülfi-nergisi-meste gönül çohdandı pabasta
Meni hicran edib hasta, neçin gelmez, neçin gelmez?

Sari-kuyin gezer gönlüm, güli-ruyin sever gönlüm
Vüslın çün dilar gönlüm, neçin gelmez, neçin gelmez?

Alıbdir canımı hicran, olubdur gözlerim giryan
O mehveş, nazenin canan, neçin gelmez, neçin gelmez?

Mene hicran meşakkatdır, ferağin derdü möhnetdir
Nigarım heyli müddetdir, neçin gelmez, neçin gelmez?

Azizim, göz yaşım kandır, işim feryadü efkandır
O yarım harda mehmandır, neçin gelmez, neçin gelmez?

Yanar canım ferağından, tutar gönlüm sorağından
Ki, çıhsın yar otağından, neçin gelmez, neçin gelmez?

Elimde ihtiyarım yoh, gedib-sabri-kararım yoh
Yanımda gülzarım yoh, neçin gelmez, neçin gelmez?

Saba, ol mehlike dilber, alıbdır canımı yeksar
Gönül ancak onu ister, neçin gelmez, neçin gelmez?

Yetibdir arş üze dadım, tutub dünyanı feryadım
Menim ol servi-azadım neçin gelmez, neçin gelmez?

Kalıbdır Natevan nalan, gece-gündüz olar giryan,
Onun yoh derdine derman, neçin gelmez, neçin gelmez?

ÖLÜREM

Varımdı sinede derdü kamı-nahan, ölürem
Feda olum sana, gel eyle imtahan, ölürem

Ferakdan geceler yatmaram sabaha kimi
Hayali-zülfüne bağlı gedibdir can, ölürem

Baharı-hüsnün ara gör nece hazanam men
Bahar lalesi tek bağrım oldu kan, ölürem

Varak-varak dilü can hicrin içre odlaşdı
Misali-kancafa sedpare oldu can, ölürem

O haki-payini men aşiyane etmiş idim
Vatandan ayrı düşüb indi lamekan, ölürem

Dedin ki, çek elini demanimden, el çekdim
Tarahhüm eylemedin ahır, ey cavan, ölürem

Çekirdim hasretini, görmedim, hudahafiz!
Olubdur indi işim nalevü feğan, ölürem

Feda o kametine kim, kaza ne hoş çekmiş
Kader büküb belimi, eyleyib keman, ölürem

Ferakdan tükenib tabü takatim, billah
Vüsale yetmez elim, zarü Natevan ölürem

NÖVHE

Söyle Hüseyne, ey saba, Karbübelaya gelmesün
Gelse, düşer bu deştide derdü belaya, gelmesün

Söyleginen getirmesün Kufe’ye nazlı Ekberi
Zülm ile kanına batar türreyi-müşki-anberi
Belke Firangatek apar cümleyi-ali-heydari
Zibhi-azim üçün bu gün kuhi-Minaya gelmesün

Söyle getirme Kasım’ı, katili eyleyir şitab
Toyda olur yakin onun kanına elleri hizab
Görme reva ki, Şümri-dun din evin eylesin harab
Rahm eylesün o Zeynebi-bahti-karaya, gelmesün

Gelmeye yohdu fürsatim, kan ile name yazmışam
Öldürecekdi Müslümü Küfe’da firkayi-zülam
Kardaşının uzun kolu görme reva ola kelam
Bacıları ayakyalın, deşti-belaya gelmesün

Yetse eger haber sana öldü bu Müslimi-akil
İbni-Ziyad naşimi gerçi edibdü çoh zelil
Küslü hanut olmadı, oldu kanarada katil
İstemirem, ayalını koyma, azaya gelmesün

Badi-hazan eser senin goncasıfat ayaline
Rahm eyle, yaverim Hüseyn, Kasım’ı-hoşmakalına
Cam tasaddük eyledim Ekberime, cemaline
Sağ ola ol imam Hüseyn, kam üsereya gelmesün

Söyle emoğluma meni-bikesi eylesin helal
Arzımı birbebir ele, Ali-abaya şehri-hal
İki açılmış gülüm Küfe’de zari-dilmelal
Kaldılar Ekber ile ol Kasım, haraya gelmesün

Hasretem ol cemaline, ah çekim bu sineden
Küfe’de vardu katilin, gelme hazin Medine’den
Koyma yetim Hadice’ni ayrı ola Sakine’den
Başına el çek, ağlayıb şuri-nevaya gelmesün

Söyle onun anasına başını kara bağlasın
İki baladan ayrılıb, kövni-mekanı dağlasın
Tutsa aza, Hadice’den söyle ki, gizli ağlasın
Belke yetimliyin tozu mahi-likaya gelmesün

Fatima’nın kanizi, bu kisseni eyle kim, tamam
Bir-bire deydi merdü zan, şura galibdü hasüam
Növhe eder bu Natevan, ruzü şab ağlayar müdam
Tapmasa bir dari-nicat, dari-bekaya gelmesün

10 Ocak 2012

Celil Çınkır
Kayıt Tarihi : 10.1.2012 14:47:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

Celil Çınkır