A Şair Sadi Ocakkulu Oğlu Sani Karabaği ...

Celil Çınkır
207

ŞİİR


10

TAKİPÇİ

A Şair Sadi Ocakkulu Oğlu Sani Karabaği Rusçadan Transkribe Edilmiştir

SADİ OCAKKULU OĞLU SANİ KARABAĞİ

Azeri şair Sadi Ocakkulu Oğlu Sani 1854 yılında Karabağ’ın Cinli kentinde doğmuştur. Tahsilini Şuşa’da va Türkiye’nin Amasya şehrinde Hacı Mir Hamza Seyid Nigâri’nin yanında almıştır. Meclisi-Feramuşan şairleri ve özellikle Hasanali Han Karadaği ile yakınlık va dostluk kurmuştur. Şiirlerini Klasik tarzda, Azerbaycan ve Fars dillerinde yazmış olan yetenekli ve verimli olan Sadi Ocakkulu Oğlu Sani henüz 25 yaşında iken 1879 yılında vefat etmiştir. Sizlerle paylaştığımız eserlerini ve şair hakkındaki bilgileri Poetik Meclisler (1987) isimli kitaptan transkribe edilmiştir.

GAZELLERİNDEN

İÇİNDE

Sen güller ile gül, gözelim, gülşan içinde
Bülbüller ile men de gezim şivan içinde

Bir mertebedir kesreti-tirin ciyerimde
Guya görünür merdü-şeci cövşan içinde

Çak etdin giribanını gonce hasadından
Gördü meger endamını pirahan içinde?

Sinem sitemi-nevaki-gamzenle demadem
Bir küreye benzer ki, yanar ahan içinde

Zülffinden ol İse nefesin öyle zaifem
Bir riştaya benzer bedenini suzan içinde

Haşa ki, koyam damenin elden yere, belke
Kessen elimi bil ki, geder deman içinde

Bir güzgüdür elem ki, anın aksi fenadır
Sadi, ne beka isterem anın men içinde?

MECLİSİ

Sakiya, bir şur ilen gel, şurlandır meclisi
Bu humarı ref edib mahmurlandır meclisi

Abı-tiğin teşnesidir Kerbelayı-sineler
Kana çalha alemi, aşurlandır meclisi

Can edir çohdan tecelleyi-cemalin arzu
Mahv kjl Musayi-aklı, Turlandır meclisi

Her enelhak nalesi bir teri-zülfünden gelir
Eyle bir dar alemi, Mansurlandır meclisi

İhtilat et cemi-Cemden, kaseyi-Kavusdan
Haleti, hakanı göy, fağfurlandır meclisi

Gel, gel ey ruhi-mücessem, meclise bir ruh ver
Zülmeti ref et aradan, nurlandır meclisi

Gah lebinle kıl hitabı, gah gözünle kıl itab
Gah şefa bahş eyle, gah rancurlandır meclisi

Koy dağılsın zülfün üzre, koy yığılsın cemini
Marlandır sehr ile, gah murlandır meclisi

Mütrüb, Allahı sevirsen, bir sürudi-eşk ile
Her kasa bir ruh nefh et, surlandır meclisi

Bülbüli-gülzari-Caferdir hülusi-sidkimiz
Türfetül-eynile bir teyfurlandır meclisi

Saki, ol meydan ki, ol mey kafara olsun haram
Har kasa bir kasa sun, kafurlandır meclisi

Gelmese bu meclise zahid, cehennem, gelmesin
Sen kadem bas, cennet olsun, hurlandır meclisi

Daş atar, meclis şikest olmasın ister, Sadi’ye
Zahidi-bedbin gözünden durlandır meclisi

GÖYÇEK-GÖYÇEK

Geldi bir kaşı keman yanıma göyçek-göyçek
Atdı müjgan ohunu canıma göyçek-göyçek

Kirpiyin çaldı, nazar eyledi süzgün-süzgün
Batdı tiri-müjası kanıma göyçek-göyçek

Dağılıb daireyi-ariza zülfün, zülfün
Beisi-sabri-perişanıma göyçek-göyçek

Deste-deste tökülüb gül yüze teller, teller
Çekdi leşgar dili-viranıma göyçek-göyçek

Nola insafa gele ol şahi-huban, huban
Tutub arzım, yete divanıma göyçek-göyçek

İsterem bir şahi-zartaht Karabağ üzre
Basmağa möhrünü fermanıma göyçek-göyçek

Gövhari-şere mütalla ederem medh içre
Gelse kim, tabi-güherkanıma göyçek-göyçek

Ey sabe, eyle güzar töhfeyi-canı, canı
Arz kıl hidmeti-cananıma göyçek-göyçek

Bir şahın dergahı-kuyinde geda olmağım
Verdi artıklık aceb şanıma göyçek-göyçek

Küfri-zülfün meni zünnarperest kıldı, kıldı
Saldı kam rahnasnı imanına göyçek-göyçek

Ruzi-evvelde feda eylemişem, ey Sadi
Canımı böyle gözel hanıma göyçek-göyçek

OLMALIDIR

Evvela şartI-gözellikde kemal olmalıdır
Saniyen kaideyi-hüsnü cemal olmalıdır

Almağa el ile bülbüllerin aklın elden
Gül yanağında kızıl gül kimi el olmalıdır

Adamın aklını aldatmağa cennet kuşu tek
Dane-dane ağ üzünde kara hal olmalıdır

Ali nazik, beli nazik, dili nazik gözelin
Özü şirin, sözü şirin, lebi bal olmalıdır

Kime rast olsa ede ekli başından zail
Kuvveyi-gamzede bir Rüstemi-Zal olmalıdır

Bu gözellikde kimin olsa gözel maşuku
Ona dünyada ne derdü, ne melal olmalıdır

Deyirem: - Doğrusu, dünyada o ev cennetdir
Onda kim, bir senemi-hurimisal olmalıdır

Vaiza, boş yere hökm eyleme, biz bildiyimiz
Aşika busi-lebi-yar helal olmalıdır

Yeter, ey tuti, nebati bu kadar etme telef
Çoh danışdım, dahi bir lahza da lal olmalıdır

Sadi’ye, eydi-saadet sana bir dilberdir
Adam olsan, sana ne mülk, ne mal olmalıdır

Rusçadan Transkribe Eden: Celil ÇINKIR

Celil Çınkır
Kayıt Tarihi : 13.1.2012 13:46:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Sevim Aslanalp
    Sevim Aslanalp

    eskikerden öğreneceklerimiz bir umman.....tebrikler....teşekkürler....

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (1)

Celil Çınkır