GÖNÜL KERVANI
Ey gönül, devri âlemde sen neler çektin;
Sönmeyen ateşin yarası var, geçmiyor.
Kör talihinle nice nice dertler yüklettin;
Yıllardır yaralı omuz feryadı var bitmiyor.
Gönül
Gün vurup dağlara şafak atarken,
Buz tutar yüreği, susar o gönül.
Geceyi gündüze yaslı katarken,
Buz tutar yüreği susar o gönül.
Hakikat Yolu
Dünya geçicidir, gönül aldanma;
Hakikat bâkîdir, nefis sınanır.
Eğil Hakk önünde, kula yalvarma
Bir gönül yıkılırsa, arş sarsılır.
Hayat Irmağı
Gökyüzünde süslü bir gelin misin?
Bulut değse yüzüne, ağlar durursun.
Hayat ırmağısın her gün ufkumda,
Yıllarca sinemde çağlar durursun...
Gamlanma
Boşuna gamlanma, divane gönül,
Ölmeden ölürsün, kefen biçilmez.
Zemheri de vurur ayaz bedeni,
Yetim bir baharın suyu içilmez.
İncinmesin..
Herkes aynı anda yaşar,
Yıllar, aylar incinmesin.
İnsanoğlu düzlükte şaşar,
Yolsuz dağlar incinmesin.
İnsanın
Baharı beklerken, ömrü kış olur,
Tutunacak dalı kalmaz insanın.
İhtiyarlık gelir, gençlik düş olur,
İstemem ki!
Ömür sermayesinin bittiği yerde,
Sensiz geçen bir gün, istemem ki!
Bülbülün seherde öttüğü yerde,
Sensiz açan bir gül, istemem ki!
Kader
Yıllardan geriye kalan birkaç anım,
Bir avuç umut, biraz da keder;
Geceye düştü o suskun yanım,
Sabaha varırmı bilmem ki kader.
Her gölge bir ışığın izini taşır,
Karanlık içimde bir umut arar.
Rüzgâr saçlarında baharı kaşır,
Karanlık içimde bir umut arar.
Göğsümde bir kuşun kanadı yaşar,




-
Cahit Telkök
Tüm Yorumlaraz öz sade bir uslup
laf olsun torba dolsun diye degil anlasilsin diye yazilmis kutluyorum