Bedri Tahir Adaklı Antoloji.com



Sen mesleğini ve efkârını hak bildiğin vakit, 'Mesleğim haktır veya daha güzeldir' demeye hakkın var. Fakat 'Yalnız hak benim mesleğimdir' demeye hakkın yoktur.

Senin üzerine haktır ki, her söylediğin hak olsun. Fakat her hakkı söylemeye senin hakkın yoktur.

Her dediğin doğru olmalı; fakat her doğruyu demek doğru değildir. Zira senin gibi niyeti hâlis olmayan bir adam, nasihati Bazen damara dokundurur, aksülâmel yapar.
..

Devamını Oku
  • Meltem Ege
    Meltem Ege 29.06.2017 - 00:50

    bayramınız bayram olsun can.

  • Reyhan Altaş Şairler Dünyası Grubu
    Reyhan Altaş Şairler Dünyası Grubu 25.06.2017 - 05:49

    Mübarek Ramazan Bayramınızı candan kutlarım.En içten dileklerimle ailenizle sevdiklerinizle birlikte güzel huzurlu mutlu günler geçirmenizi dilerim.Selam sevgi ve Saygılarımla

  • Ayhan Bayram
    Ayhan Bayram 19.06.2017 - 20:47

    Güzel bir eser ustam

Toplam 144 mesaj bulundu

TÜM YAZILANLAR


  • Hocama Âcizâne

    Haşim Yıldırım

    21.04.2018 - 19:45

    Şem'amız yansa bile nur saçar sağa sola
    Sabah teşrif ederse şem'de o bir yas ola
    Lakin şemsin teşrifi alevi salar yola
    Boynumuz kıldan ince üstada ram ederiz.

    ********************************* Bedri Tahir Adaklı

    Efendim çorbada tuzumuz olsun
    dedik
    bağışlayınız selamlar.

  • Zamanın Gerçeği

    Ünal Beşkese

    20.04.2018 - 18:25

    Acı-tatlı yaşanmış her ne ise izi var
    Gençlikteki anılar yaşlıları kovalar

    Gidiyorum üstadım peşimden de
    dostlarım geliyor. Ne isterdim
    biliyor musunuz?
    kainatın sırlarını anlamak
    ama ne aklım ne de kalbim
    buna uygun değilmiş meğer.

    Aslında sevdanın eskisi olmuyor
    her an sevdalanacak ...

  • Adak

    Araf Tan

    20.04.2018 - 06:20


    Demek kalbin ölmeden önceki
    yararasına KABUK gerekiyormuş
    Aşk susmuş ise, kalbin konuşması
    gerekmez, konuşursa tek istediği
    şey ölüm olabilir.
    GÜZEL MANALAR YAKALANMIŞ
    TEBRİKLER

Toplam 9097 mesaj bulundu

TÜM YAZILANLAR
  • hayat

    17.12.2017 - 21:35

    A. Z. Rumuzlu okuyucumuz: “Onuncu Sözde Zeylin İkinci Parçasının Birinci Makamında ‘hayatın yirmi dokuz hassası’ tabiri var. Bu ne demektir?”
    Bedîüzzaman Hazretleri, “Allah’ın rahmet eserlerine bir bak: Yer yüzünü, ölümünün ardından nasıl hayatlandırıyor! Şüphesiz O, ölülere de böylece hayat verecektir. O, her şeye Kadirdir”1 âyetinin bir tefsîri sadedinde Hayy ismini incelediği Otuzuncu Lem’a’nın Beşinci Nüktesinde hayatın ve mahiyetinin ne olduğunu yirmi dokuz maddede bildirir. Hayy ve Muhyî isimlerinin mühim bir tecellîsi olan hayatın yirmi dokuz önemli özelliğini, anladığımız kadarıyla kendi ifadelerimizle buraya alalım:
    1- Hayat; bu kâinâtın en ehemmiyetli gâyesidir.
    2- Hayat; bu kâinâtın en büyük netîcesidir.
    3- Hayat; bu kâinâtın en parlak nûrudur.
    4- Hayat; bu kâinâtın en lâtif ve en hoş özüdür, mayasıdır, hamurudur.
    5- Hayat; bu kâinâtın gâyet süzülmüş bir çekirdeğidir.
    6- Hayat; bu kâinâtın en mükemmel meyvesidir.
    7- Hayat; bu kâinâtı olgunlaştıran en hârika mekanizmadır.
    8- Hayat; bu kâinâtı güzelleştiren en güzel yüzdür.
    9- Hayat; bu kâinâtın en güzel süsüdür.
    10- Hayat; bu kâinâtın unsurlarını birleştiren bir sırdır.
    11- Hayat; bu kâinâtın birim ve parçalarının birlik bağıdır.
    12- Hayat; bu kâinâtın mükemmel oluşunun kaynağıdır.
    13- Hayat; san’at ve mâhiyetçe bu kâinâtın en hârika bir rûh sahibi sırrıdır.
    14- Hayat; bu kâinâtın; en küçük bir mahlûku, bir kâinât hükmüne getiren mû'cizeli bir hakîkatidir.
    15- Hayat; bu kâinâtın özünü ve özetini her küçük mahlûkta toplayan bir kudret mû'cizesidir.
    16- Hayat; en küçük bir mikro-parçayı en büyük bir kütle kadar büyük kılan, en küçük bir canlıyı bir âlem hükmüne getiren ve sevk ve idâre cihetinde kâinâtı bölünmesi ve ortaklığı kabul etmez bir bütün haline getiren fevkalâde hârika bir İlâhî san'attır.
    17- Hayat; bu kâinâtın mâhiyetleri ve parçaları içinde Hayy ve Kayyûm olan Allah’ın varlığını, birliğini ve Allah’ın birlik tecellîlerini gösteren işâretlerin en parlağı, en keskini, en kesini ve en mükemmelidir.
    18- Hayat; Allah’ın san’at eserlerinin hem en gizlisi, hem en görüneni; hem en kıymetlisi, hem en ucuzu; hem en nezîhi, hem en parlağı ve en mânâlısıdır.
    19- Hayat; sâir varlıkları kendine hizmet ettiren nazlı, nâzik ve nezîh bir Rahmet cilvesidir.
    20- Hayat; Allah’ın isimlerinin ve sıfatlarının gâyet geniş bir tecellî alanıdır.
    21- Hayat; Rahmân, Rezzâk, Rahîm, Kerîm, Hakîm gibi çok isimlerin cilvelerini kendinde toplayan; rızık, hikmet, inâyet, rahmet gibi çok hakîkatleri kendine tâbi eden ve görmek, işitmek ve hissetmek gibi bütün duyguların kaynağı olan Allah’ın eşsiz bir hilkatidir.
    22- Hayat; bu kâinâtın tasfiye ve temizlik yapan, terakkî veren ve nurlandıran büyük tezgâh makinesidir. Öyle ki, milyarlarca zerreye ve hücreye yuva olan her canlı vücut, o zerrelerin vazife yapmaları, yaratılış tâlimat ve emirlerini yerine getirmeleri ve böylece nurlanmaları için bir okul, bir kışla ve bir misâfirhane hükmündedir. Hayy ve Muhyî olan Cenâb-ı Allah hayat makinesi vasıtasıyla, bu karanlıklı, fânî ve süflî olan dünya âlemini lâtifleştiriyor, ışıklandırıyor, bir nev'î bekâ veriyor ve böylece bâkî bir âleme gitmeye hazırlıyor.
    23- Hayat; iki yüzü, yani mülk ve melekût yüzleri, yani dış ve iç yüzleri parlak, kirsiz, noksansız ve ulvî olan, perdesiz, vasıtasız, doğrudan doğruya Allah’ın kudret elinden çıkan bir müstesnâ mahlûktur.
    24- Hayat; altı îmân rüknüne birden bakan ve ispat eden bir yüksek hakîkattir.
    25- Hayat; Allah’ın varlığını ve benzersiz ve ezelî hayatını gösteren bir yüksek bürhandır.
    26- Hayat; âhiret yurdunu ve âhiret yurdundaki bâkî hayatı tam bildiren bir büyük delildir.
    27- Hayat; meleklerin hayatlarından haber veren bir nûrânî hakîkattir.
    28- Hayat; peygamberlerin hayatlarına, kitapların hayatı anlamlandırmalarına, Allah’ın kader ve kazâ ile hayatı yönlendirmesine pek kuvvetli bakan ve bildiren bir mânevî göstergedir.
    29- Hayat; bu kâinâtın en mühim bir İlâhî maksadı olan şükür, ibâdet, hamd ve muhabbeti netice veren bir büyük sırdır

  • Ne edersen kendine, edersin kendi kendine

    18.10.2017 - 21:11

    Birine bir kötülük eden kimse büyüklüğü kadar mahkeme-i kübrada hakkını ödemiş olur
    yani cezasını da çeker. Haksızlığa maruz kalan kimse kaybettiğinden daha fazlasıyla
    lezzetlere mazhar olur. Edenin ettiğinden fazla kaybı olur.
    Ama iyilik etmişse binlerce defa iyiliklere sahip olur.
    DOLAYISIYLE İyilik de kötülük de edene geri dönmüş olur. Yani KENDİNE EDER

  • ...yahudi...

    27.12.2016 - 22:50

    Kendine ait değilse Bir ELMA İÇİN bir ağacı kesebilir.

Toplam 6 mesaj bulundu

TÜM YAZILANLAR