Göçmüş Garibim
Bir insan gördüm, yerde yatıyor,
Küsmüş dünyasına, göçmüş garibim.
Dalmış rüyasına, gözler bakmıyor,
Ruh bedenden çıkmış, uçmuş garibim.
Gölgenin Ağıtı
Gölge...
Siyahken saçlar, döndü beyaza.
Adanmış ömür de yar diye diye.
İNSAN TOPRAĞIN ÜSTÜ İÇİN DEĞİL
ALTI İÇİN YAŞAMALI...
GÖNÜL
Kefenini seccade yap ibret almak için,
Gönül Dağım'a Yağıyor Karlar
Tüpiye tutuldum, gören olmadı.
Ötüşür baykuşlar, virandır bağlar,
Feryat eder bülbül, duyan olmadı.
Gül kurumuş, diken çıplak kalmış,
Gönül Dile Gelir, Susar Her Lisan
Demir şekil bulur usta düşünde,
Gönül dile gelir, susar her lisan.
Çelik, bir nağmeye dönüşür elinde,
Gönül dile gelir, susar her lisan.
GÖNÜL KERVANI
Ey gönül, devri âlemde sen neler çektin;
Sönmeyen ateşin yarası var, geçmiyor.
Kör talihinle nice nice dertler yüklettin;
Yıllardır yaralı omuz feryadı var bitmiyor.
Gönül
Gün vurup dağlara şafak atarken,
Buz tutar yüreği, susar o gönül.
Geceyi gündüze yaslı katarken,
Buz tutar yüreği susar o gönül.
Benliğini Ver Toprağa
Huzur ile aç gözünü,
Benliğini ser toprağa.
Esirgeme son sözünü,
Benliğini ver toprağa.
Bilesin...
Yaptığın yanına kâr kalır sanma,
Bir gün hesap gelir öne, bilesin.
Son nefeste pişman olursun amma,
Pişman olsan bile faydası yok, bilesin.
Bilmem...
Bir gonca idi, açmadan soldu.
Yeniden baharda açar mı bilmem.
Şu yaralı yüreğe kar attı durdu.
Yüreğin ateşi kaçar mı bilmem.




-
Cahit Telkök
Tüm Yorumlaraz öz sade bir uslup
laf olsun torba dolsun diye degil anlasilsin diye yazilmis kutluyorum