Derdinle dertlenenin derdini duymuyorsun,
Çare gösteriyoruz, ayağa uymuyorsun! ..
Acındırık pozlarda bize maval okuma,
Hem ağlamak istiyor hem soğan soymuyorsun! ..?
Dalgasını geçerken nükte sahil seviye;
Özgede yanlış arar can sıkar biteviye;
Günü birlik ilk işi günah keçisi bulmak,
Kendi densizliğine karine olsun diye.
Gökçek kömen ufkuna zaman mekan kaymakta;
Yazbaşı yavru kurtlar birliğe gün saymakta;
Göğsü kaba Davras’ın ak pürçekli doruğu,
Yine sancılandı gönül yarası,
Akşamdan sabaha durası değil;
Dilim su yutkunu sohbet arası,
Dostlar sebebini sorası değil.
Dağa bir kartal konsa yer gök mürüvvet bula,
Dağdan bir ceren kaçsa kuzgunlara yem ola;
Sözün bittiği yerde dağ fare doğurmuşsa,
Kardan-pisik toyunda laf ebesi tef çala…
Ekerken tarlada yok, biçerken orak adam;
Hasadı harman olmaz, kel başa tarak adam;
Onu hakkıyla tarif edebe mugayir de,
Kökü gövdesi kayıp, safi dal-yaprak adam! ..?
Gayrı teneşir paklamaz yetmişinde azanı,
Eşkin aygır pozlarında burnu şiş abazanı;
Çağın orta yaş tavanı seksen beş diyorsa tıp,
Okuyanlar mazur görsün bu dörtlüğü yazanı...
Hatırla olanları, çiçeklensin son bayır,
Kuzuların, tayların koşuştuğu gök çayır! ..
Bulutlar gün ortası ufka efelenirken,
Topla çağrışımları gönlünde ağır ağır! ..
Kös çalsam duyar mısın yüreğinin dengine? !
Davet etsem var mısın, aşk’ın his ahengine? !
Rüzgarlı gözlerimiz can cana pupa yelken,
Biz hayat okulunu çoğu kez "ti"ye aldık,
Mezun olmaktan yana keçeyi suya saldık;
Ki en kolay dersimiz uygulamalı aşktı,
Ondan da, cana minnet, bütünlemeye kaldık.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!