Dediğim dedik adam, dinlemeye de var mı?
“Anlayışını düzelt”, desem, işe yarar mı?
Aynı meram belki de farklı dile gelmekte,
Özde birliği gören sözde birlik arar mı?
Bana öyle geliyor ki çevremdeki tüm beşer,
Özel hayat bilincime katkı için seferber;
Toplumun örf ekseninde düşünen ortak akıl,
Genel geçer çözümlerle özgüvenime rehber…
Destanlaşan gecede,
Belki tek söz söylerim,
Perişan bin hecede
O, gerçek bir söz olur...
Ruhlarda, çok yücede
Öz imgesini bulur
Can Arkadaşım KEMAL ÇAPRAZ Beyefendi’nin ölümsüz anısına:
O yolcu, kıvılcım serzenişleri,
Mahzun bakışların ferinden aldı;
Kanlı zanlı kelleyi tiride salmak da ne?
Kapıdan kovulanı bacadan almak da ne?
Burnumuzun dibinde bıyık buran kolpanın,
Boynunu kırmak varken paçaya dalmak da ne?
“Fırat KIZILTUĞ ağabeyimin Kemençevi Derya TÜRKAN ile mülakatı anısına”
Dökülmüş de Fırat’a Derya’nın dil nalesi,
Tamburi Cemil Bey’den miras meşk silsilesi,
Özgün icra dalında dinleyeni mest eyler,
Üç telli kemençeyle doğaçlama çilesi…
Var'dan hiçlik çoğaltanlar, çözmediler bilmeceyi;
Güneşle birlik batanlar, zulmet sandılar geceyi;
Fikir zikirden habersiz, her cümle Bâbil Kulesi,
Kelimenin sorgusunda bıraktık da ilk heceyi...
Davar,sığır, eşek ve at dilimizde tümü maldı;
Şimdi maldan kasıt eşya onun da içi boşaldı;
Helal etin üzerine kuzgunlar üşmeye görsün
Gerisini siz düşünün, hayvanlık kimlere kaldı...
Beynimizde biriken ince fikir sözleri,
Terennüme yeltensek dudak yakar közleri;
Üslubu beyan için aynıyla insan derler,
Gölgeler kısaldı, bahar terledi,
Bir düş gezginin kış uykusunda;
Okur mecazlardan hüzün derledi,
İçten niyazların güz duygusunda...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!