Bir dağın titrediğini, hisseder mi yeni açmağa niyetli gülün tomurcuğu
Veya anlar mı? Bir çiçek ağladığını bulutun boşaltırken dünyaya rahmetini
Güneşin tebessümü ve ışığı peşinde koşan bilir mi bambaşka derdi
Gözlerime bakıp aşık olma korkusuna düşenlerden misin?
Yoksa, sevda yüklü bulutlara çıkmaya üşenenlerden misin?
Kimsesizler sokağına girdim, zaman senli değil
Sonu mu? Ölüm belki! Sevdalımı belli değil
Köşebaşında çocuk, yıldızlar inmiş yüzüne ama çilli değil
Ay yanıyor gökte, yaydığı duman senli benli değil
Aşk kapısına yatınca, bildim sözün kıymetini
Gönül katına katınca, bildim ilmin kıymetini
Sözü kağıda yazınca, bildim elin kıymetini
"Bizim Yunus mu?" deyince, buldum Pir himmetini
İki Leb'ten fışkırsa, on parmak kalem olup yazsa
Kibrim, makamım, ben ve dünya alem
Yer yüzeyinde bir nokta kadarcık bünyem
Bulunduğum makam imtiyazlar aristokrasisi
Ve samimiyetsiz yalakaların alkış vergisi
Kibrimin doruk oluşu, alçakça kabartma mucizesi
Gururum ve benliğim kör, kibrimin hizmetçisi
Gece karanlığını o kadar büyütme,
Ay'ın düğmesine basarlar kör olursun...
Küçük bir kız yolda gezer
Çöp kutularını deşeler
Vicdana gelir mi ağalar, beyler
Keşke benim gözümden görseler
Taranmamış kara saçları
Beni seveceksen kafanda kurşun dök
Nazara karşı gelelim
Beni terkedeceksen silahından kurşun dök
Mezara canlı girmeyeyim
Madem ki kararın kesin gitmeye
Bari peşinden kuşları götürme
Kuşlar anlatacak seni bana
Çırpınacağım onlarla yağmurda
Aşkından kapılacağız çığlıklara
Avaz avaz ciyak ciyak




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!