Hüzün çökünce gönüle
Ney susar
Mey dökülür
Cam-ı Cem kırılır
Kalbe ısdırap olur anılar
Bu gece senin için yazmaya çok üşendim
Kendime ayırdım zamanı ve buna hiç üzülmedim.
Ilk defa...
ILTIFAT-I ŞAHANE
Bu ne hoş karib bir boy, bir tebessüm-i çehre
Mevzun bir burun, lepiska saçlar,ağız ve çene
Mebzul kaşlar,kahverengi gözler ki ömre çare
Çeşm-i temâşânın hayran kalmaması kabil değil
Kıbleden maksat varmak değil mi yar'a
Gördün mü kulluk edeni bıraktığını dara
Geldi kalkıyor iman isimli istasyonun treni
Kaç oldu sayabildin mi vagonlarına bineni
Bir kum taneciği, milyarlarca kardeşi ile
Değersiz ve yitik, derin denizin dibinde
Çalkalanır dalgalarda, sarhoş olur mavilikte
Şansı dönerse gönlüne alıverir bir istiridye
Saklar yüreğinde kum tanesini, işler usta işçilikle
Kader gülmüştür yüzüne, geçmiştir kumdan, inciliğe
Gözünden dökemediğin gözyaşların yüreğinin kavruk çölüne coşkulu aksın
Merhamet et ilk önce kendine. sende şu fani dünyadan gelip geçen insansın
Pek kalabalık arasına karışmaz idim
Kendi kendime konuşur ahbablık eder idim
Bir dost denk geldi oturur iken kendim
Alemi cihanı gör, gel benimle dedi
İnsan insana dostmuş vallahi ondan dinledim
Bilir misin, şiir değildir yazdığım
Hayattan ve senden aldığım intikam
Söze dökülmesidir acılarımın
Kadere karşı işlediğim katliyam
Bu gece bende değildi aklım
Dilimde sabaha kadar ismini sayıkladım
Bembeyaz sayfalara seni karaladım
Aşkım...
Sabaha yakın rüzgâr olup estim
Papatyaları eker
Ne koparır ne biçer
Acıyı kalbe gömer
İyiler basit sever
Vazgeçemeden bekler




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!