Üstüme siniyor gecenin yalanı
Ruhumu çıkarıp maziye asasım var
Eserken döküldü rüzgarın kanı
Daha gelmeden geleceğin yarasını
Gökten söküp bulutlara sarasım var
Karamsarlık çöktü ruhuma, yazmazsam olmaz
Derdim ile temiz kâğıdı kirletmezsem olmaz
İçimde ki yarayı ortaya dökmezsem olmaz
Gönül kırık, kalp yaralı, dünya bir hiç
Nereden başlamalı, nasıl anlatmalı
Hüsran ile şiiri ağlatmış söz fukarası
Latife ettim sanmış espiri budalası
Edebiyatın canına okumuş ecnebi maskarası
Ülkemin hatipliğinde ki cahil yüz karası
Varlık ile yokluğun eşiğindeyim
Kaçma "Hiçlik" senin peşindeyim
Belki bir delinin gülüşündeyim
Ya da çocukluğun pembe düşündeyim
Çok sular aktı
Köprü hala aynı köprü
Zaman, zamana bıraktı
Günler, geceye döndü
Bulutlar ağladı
Açmayan güller
Doğmayan günler
Hoşçakal
Gülmeyen yüzler
Bitmeyen düşler
Vazife bilmiş şiirlerimi eleştirmiş satır satır
Yüreğine aşk damlamamış ne bilsin katır
Birileri eline borazan vermiş, ötürüŕ ne muazzam hatır
Sen merak etme! Hüseyni kaleminden hiciv de yazılır
Yürüdüğün yola kar yağsa izinden eser yok
Olur ya bir gün hüzne kapılırsan
Buyur gel Hüseyni makamına
Kalbin kararır, hıçkırığa boğulursan
Kulak ver Hüseyni makamına
Huzur bul kavuş gönül rahatlığına




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!