Hoş kelam ile gönül eyleyenin yüzüne güleyim
Boş aşk ile gönül eyleyenin yüzüne tüküreyim
Sözlerden bir gülistan bırakıyorum sana
İçinde gül ve diken var, ne çıkarsa şansına
Bir gün gelir gözyaşının ıslattığı mendilleri maziye asar kurutursun
Bir gün gelir yeniden yüreğin sever kandilleri camiye asar duyurursun
Gül ile bülbül edebilir mi sohbet-i hemdem
Bülbülde gör gül solduğunda gussa-i matemi
Aşk ayırt etmez canlılar arasında madem
Ayrılık zor gelir, göçer son an-ı dem ademi
Hadi git!
Bu ilk olmaz ki geride bırakıldığım
Ardına bakma sakın, kalsın yalnızlığım
Hadi git!
Aynada görüp, sıkı sıkı sarıldığım
Bence bekleme
Gidersem dönmem
Bugünkü gibi belki de
Yeniden sevemem
Hadi tut elimi
Müezzin olur mu hiç uluyan kara köpekten
Ezanın bile hakkı sorulacakken minareden
Halbuki,
Yokluğunu, yoksunluğumu, yoksulluğumu güneşin battığı tepelerde ki renklerin solduğu alacakaranlık gecenin içinde aramıştım.
Ve,
Öyle geceler vardı ki, gözyaşım yağan yağmurdan daha çok ıslatmıştı yerleri...
Haram yemek zevklidir, hatta geçici tadı nefistir.
Kapısından girmek istersen ardından iten nefistir.
Gece sessiz ve bomboş hastane koridoru
insanın ciğerini yakıyor keskin bir koku
Hastaların gözlerinde acı ve derin korku
Bekleşir durular sıra sıra vakitlerini
İlaç şifadır belki tadı tam zehir




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!