Yazdıkça Eksildim

Yunus Emre Kulakoğlu
24

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Yazdıkça Eksildim

Siz hiç ağlayarak şiir yazdınız mı?
Ben yazdım. Öyle bir geceydi ki, kalem elimde değil, sanki kalbimin en kırık yerindeydi.
Bir kelime yazdım, gözyaşım düştü üstüne.
Bir kelime daha... biraz daha ağladım.
Sonra anladım; ben şiir yazmıyordum, içimde ölen şeylerin mezar taşlarını dikiyordum kâğıda.
Her dizede biraz daha eksildim.
Her satırda içimden bir şey daha koptu.
Birinde çocukluğumu bıraktım, birinde yarım kalmışlığımı.
Birinde sana söyleyemediğim o son cümleyi, birinde kendime bile söylemeye cesaret edemediğim gerçeği.
Ben çok sustum. Öyle sustum ki içimdeki bütün çığlıklar şiir oldu.
Kimse duymadı. Kimse bilmedi.
Herkes beni güçlü sandı.
Oysa ben her gece biraz daha eksildim.
Sabahları yüzümü yıkayıp akşamdan kalan acıyı gözlerimden silmeye çalıştım.
Olmadı.
Bazı acılar gözyaşıyla temizlenmiyor.
İnsan ağladıkça daha çok hatırlıyor.
Ben seni hatırladım.
Sonra kendimi...
Sonra kaybettiğim her şeyi.
Ve her seferinde bir sayfa daha açtım.
Çünkü konuşamadım. Konuşsam sesim kırılacaktı. Anlatsam kimse anlamayacaktı.
Ben de yazdım.
Kâğıt hiç sormadı, “Niye hâlâ unutamadın?” diye.
Kalem hiç yargılamadı beni.
Ben ağladım, sayfa sustu.
Ben sustum, sayfa beni anlattı.
Belki bu yüzden şiirlerim biraz karanlık.
Çünkü ben aydınlıkta yazmadım bu cümleleri.
Gecenin en sessiz yerinde, herkes uyurken, kimsenin bilmediği bir acıyla baş başa kaldığım zamanlarda yazdım.
Bazen bir dizeye bir ömür sığdırdım.
Bazen tek bir kelimeye koca bir vedayı.
Ve bazen hiçbir şey yazamadım.
Sadece baktım boş kâğıda.
Kâğıt bembeyazdı.
Ben kapkaraydım.
O gece anladım: İnsan bazen anlatacak hiçbir şeyi kalmadığı için değil, anlatacak çok şeyi olduğu için susarmış.
Benim de çok şeyim vardı.
Ama kimseye anlatamadım.
Çünkü bazı yaralar başkasına gösterilecek kadar yeni değildir.
Bazıları yıllardır içindedir. Kabuk bağlamıştır.
Ama dokunduğunda hâlâ kanar.
Benim içimde de dokunulmayı bekleyen binlerce yara var.
Her şiir birine dokunuyor.
Her dize biraz kanatıyor.
Sonra ben yeniden yazıyorum.
Yeniden ağlıyorum.
Yeniden susuyorum.
Ve siz okuyorsunuz.
Belki güzel buluyorsunuz.
Belki bir cümlemi alıp kendi hikâyenize koyuyorsunuz.
Ama bilmiyorsunuz; o cümlenin altında kaç gece uyumadım.
Kaç kez kalemi bırakıp başımı ellerimin arasına aldım.
Kaç kez “Artık yazmayacağım.” dedim.
Sonra yine yazdım.
Çünkü benim başka çarem yoktu.
Ben içimde taşıdığım bu kadar sessizliği nereye koyacağımı bilmiyordum.
Şiirlerim kaldı.
Ben eksildim.
Şimdi ne zaman bir şiir yazsam, bir parçam daha kâğıda düşüyor.
Belki bir gün bütün şiirlerim biter.
Belki söyleyecek hiçbir şeyim kalmaz.
Ama biliyorum; benim susmam, acımın bittiği anlamına gelmeyecek.
Çünkü bazı insanlar konuşmayı bıraktığında iyileşmez.
Sadece acısını içine gömmeyi öğrenir.
Ben de öğrendim.
Şimdi kimse görmüyor içimde kaç şeyin öldüğünü.
Kimse bilmiyor kaç kez kendimi toplayıp yeniden dağıldığımı.
Kimse duymuyor geceleri içimde kırılan o sesi.
Siz sadece şiiri okuyorsunuz.
Ben ise her dizede yeniden ağlıyorum.
Çünkü siz kelimeleri görüyorsunuz.
Ben kendimi.
Ve belki de bu yüzden bazı şiirler okunmaz.
Bir insanın içine düşer. Sessizce büyür.
Bir gece ansızın kalbinizin en tenha yerine dokunur.
Ve size şunu hatırlatır:
Bazı insanlar ağlamaz.
Şiir yazar.
Çünkü bazen gözyaşının bile anlatamadığını mısralar anlatır.
Benimkiler de öyle.
Ben onları yazmadım.
Ben onları yaşadım.
#EMRE

Yunus Emre Kulakoğlu
Kayıt Tarihi : 7.09.2026 12:01:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!