bir cinnet anıdır oysa, en çok seven kaybeder
kuru bir toprağa gömersin çiçeği
sonra büyümesini beklersin
ve bir düş yorgunluğu eriyip durur içinde
zamansa biler dişlerini durmadan
kimi köklerse tam tersine
en çok kendi içinde çürütür kendini
aslında sustu rüzgâr
uslandı su, duruldu nehir
ve yoruldu dünya kendine dönmekten
ölümler öyle sıralı değil, sevgilim
ters lâleler
kayboluyor o gürültüde
bir cinnet sonrası aslında
yazıldı reçetemiz
uzun bir zaman geçti dudaklarımdan
uzun bir sessizlik oldu
küle devrildim
taşın anlattığı masalları dinlemiyorum artık
ucuz sevgiler dilenmiyorum
arka bahçelerde
inanmıyorum yarasaların gözyaşlarına
kendi katilime inandığım kadar
kalbim çok intihar etmiştir bu yüzden
ve her sevişme sonrası su buz gibi aktı kasıklarımdan
kaydı ayaklarımın altından dünya
yine de suyun öfkesi kendineydi
gülün dikeni kendine olduğu kadar
yırtmadım ucuz çarşafları, kaburgalarımı
aynı rüzgârın insafına bırakmadım
yorulduğum yerde indim
o son duraklarda
geçmeyen bir iz kaldı sırtımda şimdi
derin bir yaranın içinde
büyüyor yüzümdeki siğiller
her şey, herkes
bu sessizliğin kurbanı aslında.
Kayıt Tarihi : 7.05.2020 22:44:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!