Şu cihanda her acıyı tattım ben
Hiç ummazdım geldi sıra sevdaya
Yavaş yavaş yandı tutuştu beden
Açılmış kanıyor yara, sevdaya...
Bir aşk için hiçe saydım bu canı
Yıllardır kilitli kalan gönlümün
Kırdım kilidini gir şiir gözlüm
Ürkek durma öyle neşeni takın
Kurul başköşeye dur şiir gözlüm
Şehir şehir izin sürdüm bir ara
Kanayan tüm yaralar gün gelir kabuk bağlar
Onlarca yıl geçse de izi kalır vesselam
Gidene “ güle güle” tabi denilir amma
Yürekte hiç dinmeyen sızı kalır vesselam…
Üç kuruşluk dünyanın olmaz fazla ederi
İyi oku gül yüzlüm sana bu son mektubu
Son yarım sigaramı yakarak yazıyorum
Bir yandan göz ucuyla izliyorken mehtabı
Bir yandan da resmine bakarak yazıyorum
Sinemdeki yaralar geçmiş olsa da bini
Derunumda fırtınalar koparken
Susmak düşmüş sözümüze sultanım
İnce ince gözden yaşlar akarken
Hüzün vurmuş yüzümüze sultanım
Cemalin çekilmiş gözüme perde
Güneş naz eylemiş doğmaz sabahtan
Her daim güzellik düşmez ki bahtan
Kırılıp, kınama her şey Allahtan
Gelene eyvallah der de susarım
Var mıdır sevginin günü, saati
Merhum Hasan Tekoğlu’na..
Bu toprağın merdi yiğidi bitmez
Sadece bunlardan biri Tekoğlu
Vatana bayrağa ihanet etmez
Yüreği kocaman iri Tekoğlu
Doğruluk dürüstlük düsturdur dinde
Yalan dolan diyen müslümana tüh!
Bir fıçı şarabı içer bir günde
Sarhoş olup ayan müslümana tüh!
Dost bağı da olsa izinsiz girme
Aşk olur mu maşuksuz
Yol gidilmez ışıksız
Sevelim karşılıksız
Şu üç günlük dünyada
Hep iyiye çıkmaz yol
Mevsimler, seneler gelip geçer de
Ayazın vurduğu kışı unutmam
Zalimin açtığı yara içerde
Uğruna döktüğüm yaşı unutmam
Ne dereler geçtik, ne dağlar aştık




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!