Ne nazından usandım
Ne seni beklemekten
Ne cefadan vaz geçtim
Ne de seni sevmekten
Gönül bahçemde gülüm
Saçlarına ak düşmüş, yüzünde derin çizgi
Mazisini düşünüp biraz kırılmış babam
Elden hiçbir şey gelmez, böyle yazılmış yazgı
Ömrü boyu çalışmış, sonra durulmuş babam
Ne çocukluk yaşamış, ne gençlik yıllarını
Yâri anlatayım; dinleyin, bakın
Sözü - sohbeti hoş, huyu pek sakin
Tam bilmem boyunu - yaşını; lakin
Taze filizlenmiş dala benziyor
Dedikodu bilmez, cilvesi pek az
“OL” diyen oldurur da, sana da gayret gerek
Ter akmadan menzile varılmıyor bilesin
İman gerek ilk önce, tabi ki sonra yürek
Bunca şehit boş yere verilmiyor bilesin
Ceddimiz değil miydi bir cenkten cenge koşan
Duymayanlar duysun, görmeyen görsün
Uzanır her yere kolumuz bizim
Tanıyanlar bilir, bilmeyen sorsun
Cihana bedeldir ölümüz bizim
Yok alemde bizden daha muteber
Sabah erken kalkar köyün delisi
Baştan başa üç tur atar usanmaz
Odur köyün en alimi, velisi
Ramazan'ı altmış tutar usanmaz
Sakalı uzunca, saçlarında ak
Herkesi peşine takmış da gider
Sanırsın sevmez mi kör bu dünyayı
Hele bir tökezle bak neler eder
Yıkılıp, düşersen gör bu dünyayı
Su yolun’ buldu mu bir daha durmaz
Çok badireden geçtim
Kapına geldim ya Rab
Diz çöktüm, elim açtım
Kapına geldim ya Rab
Zorda kaldım aradım
Dilerim teline zeval gelmesin
Her daim gözümde tüter saçların
Yetmişinde dahi aklar düşmesin
Ömrüme ömürler katar saçların
Görmedim kimsede var mıdır dengi
Cevri cefa çeken gönül
Yorulmaz mı sanıyorsun
Yad elinde açan sümbül
Derilmez mi sanıyorsun
Ermek istersen kemâle




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!