Bak sana ne diyeceğim,
Parfümünün kokusu,
Taaaa buralara kadar geldi.
Kız, güneş batsın da,
Havan batmasın senin.
Ah bu rüzgârlar,
ÇİÇEK
Ağustos sıcağında vurulmuştum.
Ansızın ve nasıl olduğunu anlayamadan...
itişler, kakışlar, mide bulandıran ter kokuları arasında,
kusacağım gelir, sudan çıkmış balık gibi hissederim kendimi.
bir belediye halk otobüsünün, bir stadyumun ya da sinemanın çıkış kapısına ulaşmak
ve özgürlüğünü yeni kazanmış yılların mahkumu misali,
hızlı adımlarla kendimi dışarı atmak beni ne kadar çok sevindirirse,
yangın merdivenlerinin çıkış kapılarına ulaşamayıp ezildikleri yetmiyormuş gibi
Seni sevmek bir bebek saflığında,
Kokunu almak, kendimi unutmak,
Altının ateşle dans etmesi gibi,
Cayır cayır yanmak, alev alev tutuşmak kollarında.
Çocuk olmak ne büyük bir mutluluk,
Olur muyum acaba ben de bir çocuk,
Hâyâle daldım bir an, geçmişe gittim,
Olamazdım hiç bir zaman çocuk,
Seni sevmişim, seninle mutluyum,
Şimdi oldum ben de yaramaz bir çocuk.
Farz et ki, kalbimde iç savaş var,
Kıtlık çıkmış, yokluk baş göstermiş,
Ekmek yok, aş yok, su yok,
Söyler misin bana lavanta tarlam,
Sen bir içim su gibiyken,
Ben nasıl bonkör olabilirim ki?
Ölümüne sevdim seni
Çıldırttın, delirttin beni
Diyorsun ki, sorma beni
Ateşlere attın beni
Cayır cayır yaktın beni
Değil seni görünce,
Hayalin her aklıma geldiğinde,
Gözlerim kararır,
Tansiyonum tavan yapar,
Kalp ritmim bozulur,
Nabız atışlarım yükselir,
Gül endamlı bakışlım
Nerdesin canım aşkım
Seni bana vermeyen
Yıllara da dargınım
Dedi:
Diline kelepçe vurulmuş sanki,
Hem suskunsun, hem düşünceli.
Gözlerinden anlıyorum diyemediklerini.
Haydi itiraf et, sen birini seviyorsun.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!