Düştü göğe gün
Hırçın kızıl
İnadına alev alev
Gözlerinde kan damlaları;
Ağlıyor gün.
Iradı uzak bir sarıya
Sarıda balkıdı gün
Denizin üstünden indi
Geceye düştü gün...
Gecen gece dustun dusume
Derinlerde bir yerlerde kalmissin muskul
Tadi yok gecmis gunlerin hatirinda
Zayiflamis kalbinin zirhi karsisinda namerdin...
Bir dusdur gecer dedim kendime
Yalnız başına,
Kaçıncı kalışı.
İçindeki arzuyu,
Kaçıncı bastırışı.
Karanlığın içinde,
Yalnızlığın kollarında;
Today at 6:39am
Düşmek düşlemek düşünmemek
Bu sabah yagmur var yuregımde
Nasıki kaybolan benlerle yüzümde bensiz oluyorsam
Eski ben leri de bir gün buluyor bir ben oluyorum
İcilen bir sigaranın cekılen bır nefesıne hic dökülmeden külüyle
Gül kurusu, çimen;
Taş, ıslak toprak,
Hangisi senin adın.
Sen adısın ıpıslak toprakta;
Dipdiri yatan çimenin.
Ve gül kurusu ufuklardan;
Gecdim icinden bir dolu ayin
Ay beyazdi icinde gecenin
Dolu dolu bir dolun aydi
Atlilar toza buluyordu kafkas ufuklarini
Iriyan nallarinin pariltilarindan savkiyordu
Uzaklasan dostlarin telasli gulusleri
Dolanası bir düğüm.
Sevgi dolu bir nehir.
Kör düğümleri çöze çöze
Akıyor nehir.
Damar damar
Katıyor canını cana
Yaşanması gereken bir hayat,
Ellerimizde dostum.
Biz bütünün parçalarıyız,
Dost olmalıyız.
Yalnızlığın çeperlerine,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!