Şarabın tadını aldın mı?
Nasılda benziyor hayatın tadına.
Rasathanelerden gökyüzüne baktın mı?
Gökyüzündeki yıldızlar,
Nasılda benziyor sana.
Hayatın boşluğunu anladın mı?
Kıpkırmızı şarap,
Yudum yudum hayat.
Sıyırıp kafanın derdini,
Açar;
Güzellerin tenini.
Ellerinle yaşatır seni,
Kalıtsallığın savaşıydı,
Yıkmak için genleri,
Binlerce kez girdi,
Sarmalın gizemine.
Uzun ve kısa kolların da,
Sarildi gun
Kusun kanadina
Kirildi kara
Gulusunun beyazinda
Adi umut
Saganaklarda bosalir
Gecmis zamani anlatir sahneler
Sahnede durmus bir saat
Kendinden emin beklemekte
Yeniden isleyecegi gunu...
Izleyicilerin icinde yuzu bakir kadar sari
Sahteliğin içinde
Kendine bir yol aç
Güne karşı
Ellerinde emeğin
Yüreğinde umutların
Yoksulluğun utansın
Yamandık yoksulluğu
Çıktık sokaklara
Koca bir boşken içimiz
Okşandık ekranlarda
Sahte sistemlerin sahtekarlarıydık...
Gecekondular boyu
Kokularını duydum
Yoksulluğun...
Camaşır iplerinde
Asılı kaldı
En genç bakışlarımız
Sana sormayacaklar
Aradıkları adresi
Yüzünden düşen
Sonbahar yapraklarını görmeyecekler
Sen yalnız kalacaksın
Kelimelerin kargaşasında
Gozlerinde sakiyan
Ilk safaktan alacaksin
Sevkinin demini
Ve vuracaksin omrunu yollara…
Yollarda buyuyeceksin cocuk




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!