Yaz kış gezer dağ, ova, bayır
Gece gündüz demez yol alır
Bir yılan misâli kıvrılır
Adına türküler yakılır
Yalnızlığımla beraber ben
Karışırım her gün hasretine
Sana olan özlemim dolar içime
Hiç kalmaz bende mutluluğa yer
Gözü yaşlı sevdam hep yaslarda
Tutmuş kederler sokak başlarını
Kahpe ayrılık aramıza girdi gireli
Yüreğimin renkleri bir bir soldu
Artık yıldızsız bir gecedir şu gönlüm
Mehtabımın ışığı görünmez oldu
Karanlık bir hüzün çöktü ruhuma
Kapladı her yanımı yalnızlık sisi
Sevgiyle dolu bakan kahverengi gözlerin.
Gönlümü aşkla yakan kahverengi gözlerin.
Ah o gözlerin yârim, o güzelim gözlerin, gözlerin.
Meltemler gibi serin, denizler gibi derin,
Güzel mi güzel senin kahverengi gözlerin.
Sen, kahverengi gözlüm.
Güzel yüzlüm, kalbimdesin.
Senle dolu her yanım.
Sen, her an benimlesin.
Seni hep arıyorum.
Silinmez aşkın var yâr şu gönlümde.
Ne seni ne beni avutamadım.
Yaşım aktı nehir gibi gizlice.
Mazimdeki seni unutamadım.
Başkasına sen yer açtın kalbinde.
Ey ahali! Duyduk duymadık demeyin de dinleyin.
Sildim onu gönül defterimden bunu böyle bilin.
Onun yeri yerin yedi kat altından daha derin.
O, önde gidenlerindendir yaşayan ölülerin.
Sildim onu gönül defterimden bunu böyle bilin.
Alma mazlumun âhını,
Çıkar âheste âheste.
Bulursun kendini sonra,
Alevli kordan kafeste.
O mehtaplı bakışların
gönlümdeki aksiyle an be an parıldar
O aşka banan sözlerin
ruhumda akan sular gibi hep çağıldar
İçimde sevgiler yârim
ağaçlardaki yapraklar gibi kımıldar
Yâr deyince bütün dağları yarmalı.
Yâri sevgiyle, şefkatle sarmalı.
Yârin gönlünü sevdayla doldurup,
Merhamet harcıyla bol bol karmalı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!