Ben ne sevdâlar gördüm
Dünde başlayıp da bugünde biten
Yarınlarına küsmüş
Dallarında güller değil de
İri dikenler hep biten
Ben ne âşıklar gördüm
Her yıl kıyılıyor binlerce insana
şâhitler huzurundaki nikâh
kıyma merâsimlerinde farkında
olunmayarak an be an
Yapılan evliliklerin birçoğunun
sağlam atılmadığından temelleri
Kendimi sana nasıl anlatsam bilmem ki
Yalnızlıklarını birbirine zincirleyen
Uzadıkça uzayan hasret iplikleri hep eğiren
Birbiri ardına geçen tamıtamına otuz yılı deviren
Issız gönlüne baharlar gelmesini bekleyen
Yalnızların en yalnızı
O sevdâlı gönüllerde açan som altından bir güneş
O buğulu gözlerden süzülüp gelen bir damla yaş
O ruhlara kadar nüfûz eden sımsıcak bir nefes
O gökyüzünde göz kamaştıran en parlak yıldız
İşte o bir efsâne, işte o bir güldâne, işte o Emel Sayın
Gönülleri alev alev yakar kavurur sevdâsı
Sevgi havuzunda yüzen kuğu gibidir edâsı
Parıl parıl parıldar duru bir su gibi sedâsı
Emel Sayın'la birlikte hep döner sanat dünyâsı
Yıllar geçip gitse de silinmez kalplerdeki izi
Öfke ile kalkan, zarar ile oturur;
Gazâbını tutan, her dem selâmet bulur.
Dert görmesin o güzel yüreciğin birtânem
Yeni yağmış bir kar beyazlığındaki
Yeni toplanmış bir pamuk yumuşaklığındaki
Yeni giyilmiş bir gelinlik gibi saf ve temiz yüreciğin
Dert görmesin o güzel yüreciğin birtânem
Hiç solmasın ümitlerin cantanem
Sensiz, kar sağnaklarında yüreğim
Güneş bile üşütüyor beni sensizlikte
Buzlar kaplamış aşk yolumu
Beyaz bir yalnızlık kaplıyor her yerimi
Geceler birbirini kovalıyor
Ömrümün en güzel çağı, hep senle sürüp gitsin
Başka hiçbir şey istemem, şu üç günlük dünyâda
Kimseye vermem seni ben, yalnız bana âitsin
Olmak isterim hep senle, tılsımlı bir rüyâda
Hayâtın anlamısın yâr, sensiz bomboş bu âlem
Seni sırf kalbime değil dağa taşa yazdım
Sen baharların en güzeli bense bir yazdım
Belki bir gün gider de gelmezsin diye bir an
Çöllerden çöllere savrulup yâr öleyazdım
(9 Ekim 2006/ İstanbul)




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!