Sabrın kendisi acıdır ama
meyvesi tatlı mı tatlıdır
İnsanı kederden koruyan
sabırla süslü aklıdır
Bu bekleyişlerde kim bilir
ne hikmetler saklıdır
Kimi insan vardır ki
Olmuştur dert küpü
Kimi de sinirlidir
Biner küpten küpe
Oluverir sinir küpü
Kimisi de içtikçe içer
Çatlayıncaya dek sabır taşı
Sen gönlünde nice sabır taşı
(30 Aralık 2006/ İstanbul)
Şâir görülmeyenleri gören
Şâir söylenmeyenleri söyleyendir
Şâir hislere tercümân olan
Şâir şiirlerle yüreklere dolandır
Güneş doğmasa ne çıkar?
Senin parıl parıl parıldayan o gözlerin var ya
Yağmurlar yağmasa ne çıkar?
Senin gönlüme yağan o sevgi sağnakların var ya
Rüzgârlar esmese ne çıkar?
Senin bir deniz meltemi gibi o nefesin var ya
Sevda yıldızı doğdu, güzel günler yakında.
Mutluluğun tek adı var feleğin çarkında.
Bütün hüzünler, gamlar lime lime bölünsün.
Tüm elemler, kederler maziye hep gömülsün.
Gel gönül kadehinden yâr aşkı içelim biz.
Naftalin kokulu şiirler okurum,
Güneş sarısı sayfalardan.
Şiirlerle sarmaş dolaş olmuşum;
Dizelerle arkadaş olmuşum.
Hasret kurumuş bir güldür,
Aşkınla çarpar nârin yüreğim
Bir kere olsun seni göreyim
Dinmiyor sana olan hasretim
Târifsiz duygular içindeyim
Mangal külü bırakıp, ormanları yakarız.
Zeytin yağı misali, hep de üste çıkarız.
Her önüne gelene, birer de kulp takarız.
Azıtıp, şımarmayın,az ötede ölüm var...
Kafayla göz yarmayın,az ötede ölüm var...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!