“Rüzgârla ve denizle tartışamazsınız,
yapabileceğiniz tek şey yelkenleri
ayarlamaktır.”
Sait Faik Abasıyanık
Fırtınadan önce sükûtla kararan o
yeşil deniz,
Soluğan içten içe kabaran o uğultu,
patlamaya hazır ya…
Şimdi seyret üstünde yüzen sakin
gemilerin,
İçinde yaşayan takım taklavatın
perişan hâlini,
Kaçacak delik arayacaklar!
Havadaki martının, sumrunun,
Sakarmekenin çığlık çığlığa,
Kartalın dahi nasıl kesecek
soluğunu…
Benim de tam denk geleceğim tuttu
ya,
Yakınım olur kendisi!
Tam kayayla birleştiği yere, tuzla
yıkanmış o sert gövdeye sermişim
postu.
Bir kedinin avına süzülüşü gibi
yakınlaşıyor bana;
Kaya büyük, diğer kayalarla
kaynaşmış, üstü düz…
Islanan çantadan çıkarıp misina, olta,
malzeme, yedeklik…
O gümüşi rengin canlılığını sudan
çıkarmaya ne lazımsa
Serdim hepsini kayanın düzlüğüne.
Hava kararmak üzere,
Deniz küçük küçük karaya saldırıp
çekiliyor.
Tuzlu uğultusuna bakarsan kelle
vermeye gelmez bu deniz;
“Dokunanı yakarım!” diyor gövdeme.
“Anlaşıldı paşam, emir alındı,” dedim
ben de.
Zamana karşı rüzgârın önünden
kaçan bir ceylan ne kadar hızlıysa
Ben de o hızla topladım eşyaları
Ve aynı süratle zıpladım üç beş kaya
yukarı.
Yine de peşimden geldi,
Tuzlu bir tokat gibi vurup yere serdi
beni!
“Ben de sendeki o güzel renkli canları
almazsam!”
Ayağa kalktım, yarı ıslak, yara bere
içinde…
Derinden gelen bir uğultuyla, “Bugün
hiç havamda değilim,” dedi,
Metcezirden söz etti, özür diledi.
“Sabahı bekleme, birkaç gün sürer
bu öfke,” diye tekrar etti.
Ben de birlikte geldiğimiz
arkadaşlara anlattım
Aramızda geçenleri;
Denize bakıp sessizce başlarını
salladılar…
Birlikte döndük gerisin geri.
Oltayı yağlayıp, tuzu kurutalım hele,
Yine başlayacağız kaldığımız yerden.
Ali İhsan Kaya 2
Kayıt Tarihi : 6.10.2026 18:24:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Karanlık çökmeden hemen önce, kayalıkların dili değişmişti. Gün boyu usulca karaya sokulan deniz, fırtına öncesinin o yeşil, tekinsiz rengine bürünmüştü. Dipte büyüyen soluğan, devasa bir ciğer gibi içten içe kabarıyor; tuzlu bir uğultu kayaların arasından uğursuzca tısıldıyordu.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!