karışmazsın değil mi
hayallerime
tek eskimeyen
sana ait
rüyalarda bile yoksun
gecenin en karanlığında
karşıyı sordum yanımdakine
inanılır güvenilir bir insandı
eliyle gösterdi karşıyı
gösterdiği yere geçtim
ama içimde bir şüphe
bir daha sordum ilk gelene
çocukken de kızardım
bisikletini vermeyenlere
şimdide kızıyorum
üç kuruşluk tenekeye
araba deyip ölenlere
la dün salya sümük
hayat elimize bire çanta verir doğarken
yaşadıklarımızı yaşayamadıklarımız koyarız
yıllar vardı içinde aşklar acılar hatıralar
derenin kenarıda fısıldadığımız nameler
mehtaplı gecenin yanmayan agustos böcekleri
yıkılmış hayaller kırık kalpler harcanmış saatler
gerçek aşk
kendinle barışık olmaktır
fırtınaları çözmeye çalışma
onlar gelip geçer
sakin limana varınca
fırtınada yaşadıklarını unutma
bir karanlık içi su dolu
nefes bile almadığım daracık
biraz palazlandım bastım tekmeyi
bir daha bir daha en sonunda
pes etti zaman hadi vakit tamam
gözlerimde adını sanradan öğrendiğim
sana gelmek istiyorum
yolları dağları dereleri
aşmaktanda yılmıyorum
sen şehirdesin kalabalıklarda
ondan korkuyorum
caddeler sokaklar apartmanlar
korkuyorum
yeniden yollarına düşüp
çıkmazlarında kaybolmaktan
ördüğün duvarlardan
kazdığın hendeklerden korkuyorum
yeniden denilen şeyden
gördüklerim var
işittiklerim
okuduklarım
hatta yazdıklarım bile var
birde korkularım
yapamadıklarımı
SEN nerelisin
ben bu köylüyüm
kimlerdensin
bana köyün delisi derler
niye
ben doğruyu söylerim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!