ben şimdi gidiyorum
göçmen kuş say beni,
eger degişirsen bulutlara
yağmura haber sal
bu kışımız olsun bizim
tipiler ayazlar ve kar
hayat yükünü taşıtmak için kılıfladığı
aşkla meşkle süsleyip bir güzel kazıkladığı
sabahla akşam arasına yevmiyesiz amale
sana sunup besleyip ölüme sundugu hayat
bizim olduğunu sandığımız bize ait olmayan
yazları sıcak kışları soğuk baharında aşk
kışlarım sert geçti
ayazlara alıştım
geçit vermez yollar
dediler
acıları yüreğimde
yürüdüm gülerek
çocukken de kızardım
bisikletini vermeyenlere
şimdide kızıyorum
üç kuruşluk tenekeye
araba deyip ölenlere
la dün salya sümük
hayat elimize bire çanta verir doğarken
yaşadıklarımızı yaşayamadıklarımız koyarız
yıllar vardı içinde aşklar acılar hatıralar
derenin kenarıda fısıldadığımız nameler
mehtaplı gecenin yanmayan agustos böcekleri
yıkılmış hayaller kırık kalpler harcanmış saatler
bir karanlık içi su dolu
nefes bile almadığım daracık
biraz palazlandım bastım tekmeyi
bir daha bir daha en sonunda
pes etti zaman hadi vakit tamam
gözlerimde adını sanradan öğrendiğim
sana gelmek istiyorum
yolları dağları dereleri
aşmaktanda yılmıyorum
sen şehirdesin kalabalıklarda
ondan korkuyorum
caddeler sokaklar apartmanlar
korkuyorum
yeniden yollarına düşüp
çıkmazlarında kaybolmaktan
ördüğün duvarlardan
kazdığın hendeklerden korkuyorum
yeniden denilen şeyden
gördüklerim var
işittiklerim
okuduklarım
hatta yazdıklarım bile var
birde korkularım
yapamadıklarımı
bir masaldı çiseleyen yağmurlar
sevda mevsimiydi açan çiçekler
rüzgarlardı mis kokan başımızda
bir varmışla başladı bir yokmuşla bitti
artık çekip gitmek lazım gerçeklerden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!