Garibim yuvamı mevlâ kurdurur
Habis garip malı görüp kudurur
Güngörmez yüzümü elim yudurur
El üstünde başın olacak bir gün.
Mağrurlanıp göğe dikme başını
Ordudan geldim bekâr
Ettirmedi bana kâr
Şimdi ger dönüyom
İstanbul beni yakar.
Mısırın yarmasını
Medine hurmasını
Trabzon burmasını
Altınordu'dan gönder
Gurbet elde kalırsam
Ordu'm bana ses ver sesin olayım
Özü pek gözü pek sensin Ordu'lum
Diyorsan ki gurbet elde zordayım
Aklımıza Ordu gelsin Ordu'lum.
Ordu'lum bir ses ver derinden olsun
Yaratılmış ben bir kulum
Deli doluyum hâkim bey.
Hâktan geçer benim yolum
Efiloğlu'yum hâkim bey.
Kimi bana üstten bakar
Küçücük bir şehir diye hor bakma
Bu Vatan sathında Ordu'luyuz biz
Aslımızı söyleyeyim kör bakma
Oğuzlardan gelen Ordu'luyuz biz
Ayrı tutamazsın ayla güneşi
Özlendin memleketim güzel Ordu
Senden ayrı kalmak bizi hep yordu
Büyüdü bebeler Orduyu sordu
Uçun kuşlar uçun Ordya doğru
Sana kurbân olsun Rüzgarınoğlu
Otuzbeş sene sonra
İstanbul beni yorma
Ben beni bundan sonra
Ordu'da görüyorum
Bir başka güzeldir bizim memleket,
Hele gelin görün bizim Orduya .
Bilen bilir bilmeyeni davet et
Ordu'ya gel Ordu'ya gel Ordu'ya .
Ey gönül havalanma
Ellere dayalanma
Dost olan vardır amma
O senin hâldaşındır.
Yollar yolcusuz olmaz.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!