İstanbul kokuyorsun! yüreğim
Çok kere sevdâ,az kere gûrbet.
Var sana benim mecbûriyetim
Eğildi boynum ederken hürmet.
Kadıköy bekler boğaya inat
Dünyanın merkezinde
Gözü var herkesin de
Biz varız arkasında
Can kurban İstanbul'a
Ayları yılı sayıver
İşte gidiyorum meçhûle doğru
Ya yol bende biter yada ben yolda,.
Dönüşünü bilmez bu Efiloğlu
Bu aşk burda biter yada sen yolda.
Sanıyordum mâlik benim, liderim,
Dağların sümbülüyüm
Bağların bülbülüyüm
Cânânımın gülüyüm
Koklayan kul istemem
Tâhtıma kul istemem
Bu bayram huzurum tatile çıktı
Bir daha uğramam ona zor demiş
Adım mazlum iken katile çıktı
Meramını bile dinlemem demiş
Bu aşk yüreğimin nasırı olur
Nasıl anlatayım kelime yetmez
Dünyâ dediğiniz hiç mutlu etmez
Ölse bile yine beni terketmez
İşte o gördüğün benim sevdiğim
Bâzen ceylan gibi sekerek gezer
İnsan bir hamaldır yük vurulur da
Bazısı ezilir küçük olur da
Devlerin aşkları büyük olur da
Taşımak mâhâret ister azîzim.
Bir aşkın elinde olursun köle
Üstüme düşenin kaldım altında
Aradım dost eli uzandığımda
Avaz avaz sesim çıktığı anda
Sokaklarda patlar,ister istemez.
Kırılmıyor ne yaptıysam inadı
Lale sümbül gibi yalvarışlarım
Kelepçeli diller dilekte hüsran
Fizandan duyulur yakarışlarım
Yitik duygularda yürekte isyan.
Mavi beyaz umudumu bağlayın
Yalan dudaklardan miskin bir ıslık
Lâdes dirgeniyle savurur beni
Bileylenmiş durur kötü kör bıçak
Yaran hafif diye avutur beni.
Nefesim can verir istim üstünde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!