Hey siz dünyâlık mal mülke tapın,
Merhamet variken kemliğe sapın.
Mezarımı buz kütlesinden yapın,
Kim bilir yangınım birazcık söner.
Ben beni banada görmezken layık
Dert üstüne dert yüklüyor sözlerin
İlk mi son mu bir türlü sayamadım
Baharları getiriyor gözlerin
ilk mi son mu ismini koyamadım...
Gülersin hani cürmüne bakınca
Mevsimi gelmeden açan çiçekler,
Kardelendir zorgelendir elzemdir.
İlk yalandan sonra bütün gerçekler,
Acı ama şüphelidir, müphemdir.
Müşkülü anlamaz hâli hazırlar
Eylûl üç noktadır alaza ekim
Bilmem ki yaşar mı ölür mü kalbim
Uslanmaz nefsimle benim tek harbim.
Hani Yâ demeden iyyâ denilmez.
İsyân'ım ruhumu restore eder
İ'nsan gençliğinin kurbanı olur
L'ahzâlık hevesle bakmakta Ayşe
L'âkin kör nefsinin tarkanı olur
A'klını bâzen yoklamakta Ayşe.
E'debin e'sini evde unutmuş,
Varlığım sevmek için
Murada ermek için
La demişim her şeye,
İlla sen ! demek için.
Derdimi biliyorsun
Ey ela gözlü ceylan
Sana bu fakir hayran
Ne aş derdim ne ayran
Sadece,illede sen
Ömrü hitam dolmasın
Kendini Allahta bulan
Bulmadı akılsız olan
İnsanın kalbinde olan
Îmân nedir bilemedik.
İnsan, insan dedikleri
Eğrildi bir türlü doğrulmaz belim
Imdâdın dostudur nasırlı elim
Doğru bilir doğru söylerken dilim
Sözümün kırıldı kolu kanadı.
Yollar uzun kullar ihanet huylu
İmkânsıza sevdâlıyım neyleyim
Esrik bir gönülün tezenesinde
Külüm savrulurken vakûr haldeyim
Ölüm fermanıyla yâr sînesinde
Izdırâbı damarıma verirsin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!