Türkü o ki halk dilinden dökülür
Döküldükçe ciğerlerim sökülür
İnce uzun yollar olur bükülür
Özden söze bizden size türküler.
Kalsam da sokakta kuru ayazda
Ben kara kışları yaz'ladım yârim
Gönlümü çeliver bir mektup yaz da
Sensiz türküleri saz'ladım yârim
Varlığın cân verir ölmüş insana
Ey Allahın Rasûlü
Raydan çıkıyor tren
Dünyanın rezaleti
Îmana koydu fren
Özlüyorum Allahım
Münevver insana yakışır ihsân
Hüküm giymiş mahpus mûteber lîsan
Kendisinden bile bîhaber insan
Unuttuk biz bizi özü kaybettik.
Besmelesiz kurulmazdı toyumuz
Sihirbaz dediğin hîlekâr olur
Sahneyi ilk kapan pîşekâr olur
Hiç bir şey sır kalmaz âşikar olur
Düşerse maskeler yüzün açılır
İki yol görünür malum insana
Bilirim istersin yeni bir papuç
Alamam diyemem alırım oğul
Hele bu gece bir sabâh olsun
Akşama papuçla dönerim oğul.
Çaresiz yoksulluk gider ya güce
Para deyip geçme gel gör ardından
Tazı gibi nice koşanlar gördüm
Cennet Cehennemi unutmuş insan
Zevki sefa ile coşanlar gördüm
Bozuldu düzen yine,
Feryâdın figânı var.
Bu dünyâ üzerinde,
Nâs'ın imtihânı var.
Paran mı var derdin var,
Bakmayı bilmeyen gözlerin varsa
Bütün yüreğimi közlerin sarsa
Ne kadar cilalı sözlerin olsa
Karanlık olmadan parlamaz yıldız.
Alem ateş olup yangın kor'sada
Aslında ben çok iyi biriyim
Akılsızlar içinde az deliyim
Kötü de olmam gerekiyorsa
Canınızı yaka yaka gelirim.
Gafletim dağıl artık başımdan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!