Ne zaman açıldın geldin
Her yere saçıldın geldin
Su oldun içildin geldin
Âb-ı hayattın Nupeldâ
Baharla barışık dalda
Garip gelir belki sözlerim size
Nus'la uslanmayan dayağı öper
Demekki gerekmiş falaka bize
Us'lu olamayan bayağı öper
Babalardır sırtından yük inmeyen,
Bu dünyaya verme meyil
Gördüceğin senin değil
Kimse Allah'ın katına
Kibir ile varır değil.
Zevk'ü sefâ bal gibidir
Kurşun sıktım attım puştun kuşuna
Zevâl gelmiş gitmiş senin hoşuna
Kendini suçlama boşu boşuna
Sen bilmiyor musun o benim işim.
Kelimelerimi merakla ezer
Derdimi dökmek istedim,
Etrafıma saçılıyor.
Kapattığım gönül kapım,
Yalnızlığa açılıyor.
Yalınayak tuz basarım ,
Diyor ki dîn-i İslâmın kasapları
Tutturamaz hitapta nisapları
Allahın izniyle bu hesapları
"Allâhtan korkmayan" biz soracağız !!
Orucu her gece ifâ edermiş
Oğul bak ben dardayım
Nâçâr dûçar haldayım
Gözüme uyku girmez
Aç susuz sokaktayım oğul
Âh oğul oğul oğul
Kalem ile gaza geldikten sonra
Şiir yazmak benim harbi işimdir
Tavuğuma "kış" demedikten sonra
Cümle herkes benim bir kardeşimdir
Kolay kolay insân yermem insânım
Ölüm varken kin nefreti yut dedi,
Kelâmullah Cennet size kut dedi.
"Kadınları el üstünde tut" dedi,
Kim dedi ki tabut'undan tut diye !!
Bir eş gibi kollarına taktılar
Tâkât üzre oldukça bu hayatım
İlden ele dolaştırır kanadım
Gönül işlemektir benim sanatım
Ehl'in arasında insân okudum
Ömür kaldıramaz binbir hektarı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!