Konuşmaz olmuş kelimeler,
Dilime küsmüş cümleler…
Bir cam kırığı gibi dokunur gece,
Kalbime sığmayan ne varsa
Zamanın içine sızar sessizce.
Yandım, evet…
Ama küllerimden değil,
sessizliğimden doğdum.
Çünkü insan
bazen susarak büyür içinden.
Bazen yokluk,
Gözlerin sessizliğe düşerken,
bir yağmurun ardından,
kimsesiz, hatırlanmayan
bir sokak gibi,
unutulmuş şarkılar damlar.
Gözlerimde bir yorgunluk,
Dudaklarımda unutulmuş bir isim,
Sessizliğin içinde kaybolmuş gibi,
Zamana bıraktığım bir anı var.
Her nefes, eski bir hikaye gibi,
Adımı suya söyledim,
dalga yutmadı,
geri verdi
tuz gibi, yakarak.
Gecenin en derin yerine
Gece indi,
bir yük gibi omuzlara,
siyaha bulanmış zamanın
kırık aynasında sızdı sessizliğe
Her şey sustu.
Sustum.
Çünkü artık
sözün taşıyamadığı bir hâldeyim.
Aşk,
kelimelere sığmayan bir nehir gibi
taştı içimden.
karanlığın en dibinde
ışıktan önce bir titreme olur
duymazsın sesi
ama varlığı dokunur içine
gözünü kapadığında bile
daha net görürsün onu
her şey sustu
ben bile
içimde yankılanan
o tanıdık ses bile
çekildi kendine.
Umut,
dilin ucunda yarım kalan
bir tat kadar güzeldi,
ama yüreğin gibi de tutulmayan bir şeydi.
Gelmeyecek bir sesi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!