Ben açmamış bir goncanın hayalindeyken,
O ne güzel bakıştı öyle!
Gözlerinden bir kelebek uçurdu beni maziye,
Zaman durmuş gibiydi bir anlığına,
Kalbim ürkek bir kuştu, sığınmış avucuna.
Öylece kalmışım,
Gecenin en son sessizliğinde duran nefes gibi,
Ne gitmişim senden,
Ne de tam kalabilmişim.
Öylece kalmışım,
Ben hayalperest bir aşığım,
Ne yüzünü görmek ister gönlüm,
Ne de dokunmak isterim tenine.
Yine de yalandan da olsa gülseydin,
Düşlerimin süsü olacaktın.
Her şeyin doğduğu,
ve her şeyin döne döne
kayıp olduğu yerdir:
Öz.
Ne yandığın vakittir o,
Sana dair ne varsa
bir zamanlar kutsaldı belki,
ama şimdi
birer hatıradan öteye geçemiyor.
Kalbimde değil artık izlerin,
çünkü kalbimi
Artık gel demiyorum.
Ama hâlâ
gülüşünle başlıyor bazı şiirler.
Adın geçince,
dudaklarımda hafif bir sızı
hiçbir yere gitmiyor zaman,
saatler kirli bir suyun dibinde dönüyor,
ellerimden sarkan zaman
çatlak bir ip gibi inceliyor.
gözlerim
Göz göze geldim kendimle
ama bu sefer
hiçbir perde yoktu aramızda.
Ne bir mazeret
ne de bir bahane…
Pişmek…
ateşin sabrında
sessizce erimektir.
Yanmanın harıyla,
kavrulmanın teriyle
külün küfründen
Ateşle yoğrulmayan,
karanlığında kalır kendi nefsinin.
Çünkü yanmak
yana yana yok olmaktır
var olmanın sırrına erebilmek için.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!