Seyfi Karaca Şiirleri - Şair Seyfi Karaca

Seyfi Karaca

Hep filimlerin konusudur. Adam istanbula gelir, Haydarpasa`dan akip giden denize limana binalara martilara vapura ve insan seline bakakaldigi safligin derinliklerinde bulanip bogulurken, uyanigin ipsiz conoglani `yüz gayme bayilacaksin `der. Niyesini soran caresizlik göcebesine `niyesi var mi istanbulu`a bakmak yüz gayme buralar da benden sorulur…der.

Dün yani Otuz Ekim aksam haberlerine düsen ISTANBUL UYANIGI sayisiz cinoglanlardan biri, bütün gözde kentköse kiyilarini yüksekten bakip gören eski hurda bir hanin dü tavanini bugünün parasiyla dakkasina `YÜZ GAYMEYELiK` sirf fotograf cektirtme manzaraligi olarak kullandirip, adeta sapasaglam damardan alistirilmis zorunluluk bagimlisi gibi gibi kemik köfte kurrabiye her madde ve malzemelerle torbalayip yemleyerek ayni icraata kapali gise firfir mesaisiyle martilari da rüsvetleyip keyfinin zevki safasi kirasina ortak ettigi dekorluk olarak kullanarak, bes saat icinde onyedibin haybiyeci paraya para demiyormus.

Duruma ara sira zabita el koyup mühür basiyormus.
`bugüne kadar yüzüncü kez mühürlediler, yüz kez ben de aninda gidip duruma calisabilirsin ayarini verdirttim. Ne yani enayi degiliz zaten herseyi kacak yasamiyor muyuz ? Biz de uyanigiz haber mahiytli reklamimi yaptigin bu saat bundan hemen sonra da talep artacagi icin fiyata fiyat artirip zam zumlayacagim…` diye her bulup yakaladigi zayiftan sahsi cikar firsati cullanip üsüsen kapaklanmalarla devlet de benim kanun da hickimse anlamina gelen ve bütün filim ezberlerini bozan cinoglan cinligige kalibini basan gercekligin beyanatinda bulundu.

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Akinci…
Kibris özel tahsis teskilat müdüriyet yes be annem of of of..
Puan toplamaya calisiyor ucan gökyüzünde titreyip duran allem gallem
Sirasi geldikce kendi kendine üflek bir borazan gibi
En teneke ve metalik sesler topluluguyla koro halinde calisir islek vaziyet
Ne ettigi

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Duvarlar…
Egriyi dogruya ipte salinan kuyu gibi
Ucurumlari birbirine egirip ören duvarlar
Kasali sarjörlerden kursunlara delik desik ve omzundaki dünyayi unutulmus bayramlarda
Esir pazarligina
Gün ortasinda ve sabaha karsi cölden basraya, ölüdenize ve sahra cicegine

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Akinci…
Kibris özel tahsis teskilat müdüriyet yes be annem of of of..
Puan toplamaya calisiyor ucan gökyüzünde titreyip duran allem gallem
Sirasi geldikce kendi kendine üflek bir borazan gibi
En teneke ve metalik sesler topluluguyla koro halinde calisir islek vaziyet
Ne ettigi

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Akinci…
Kibris özel tahsis teskilat müdüriyet yes be annem of of of..
Puan toplamaya calisiyor ucan gökyüzünde titreyip duran allem gallem
Sirasi geldikce kendi kendine üflek bir borazan gibi
En teneke ve metalik sesler topluluguyla koro halinde calisir islek vaziyet
Ne ettigi

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Akinci…
Kibris özel tahsis teskilat müdüriyet yes be annem of of of..
Puan toplamaya calisiyor ucan gökyüzünde titreyip duran allem gallem
Sirasi geldikce kendi kendine üflek bir borazan gibi
En teneke ve metalik sesler topluluguyla koro halinde calisir islek vaziyet
Ne ettigi

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Akinci…
Kibris özel tahsis teskilat müdüriyet yes be annem of of of..
Puan toplamaya calisiyor ucan gökyüzünde titreyip duran allem gallem
Sirasi geldikce kendi kendine üflek bir borazan gibi
En teneke ve metalik sesler topluluguyla koro halinde calisir islek vaziyet
Ne ettigi

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Baktigin falda günlük güneslik bir dünya cikmadiysa
Ne fincan sucludur ne kahve ne de telve
Yolboyu palmiye agaclari serin sabah sarmasiga cicek sarmis bahceler evler
Imbat yelleriyle kumlara serili uzanmis kumsal
Yakin yöresinde dalgasi sarhostan firtinalara kapilip yol tutan deniz
Sandalatleri unutuldugu yerde birakarak sifresiz ufuksuz hayallere

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Az buz değil
İyce yaklaşmadıkça
Aşkı yaşamadıkça antenin çekmiyordur seni
Kaç göçlerin zindan zibil viranesi olduğun dünyadan
Ateşli sıcaklıklara İyce yakınlaşmadıkça seni buruşmuş kağıt lakırdısına yazıyordur sert röportaj ve tersine yankı
Asılsız ve gerekçesiz bir suç dosyası gibi

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Hep filimlerin konusudur. Adam istanbula gelir, Haydarpasa`dan akip giden denize limana binalara martilara vapura ve insan seline bakakaldigi safligin derinliklerinde bulanip bogulurken, uyanigin ipsiz conoglani `yüz gayme bayilacaksin `der. Niyesini soran caresizlik göcebesine `niyesi var mi istanbulu`a bakmak yüz gayme buralar da benden sorulur…der.

Dün yani Otuz Ekim aksam haberlerine düsen ISTANBUL UYANIGI sayisiz cinoglanlardan biri, bütün gözde kentköse kiyilarini yüksekten bakip gören eski hurda bir hanin dü tavanini bugünün parasiyla dakkasina `YÜZ GAYMEYELiK` sirf fotograf cektirtme manzaraligi olarak kullandirip, adeta sapasaglam damardan alistirilmis zorunluluk bagimlisi gibi gibi kemik köfte kurrabiye her madde ve malzemelerle torbalayip yemleyerek ayni icraata kapali gise firfir mesaisiyle martilari da rüsvetleyip keyfinin zevki safasi kirasina ortak ettigi dekorluk olarak kullanarak, bes saat icinde onyedibin haybiyeci paraya para demiyormus.

Duruma ara sira zabita el koyup mühür basiyormus. `bugüne kadar yüzüncü kez mühürlediler, yüz kez ben de aninda gidip duruma calisabilirsin ayarini verdirttim. Ne yani enayi degiliz zaten herseyi kacak yasamiyor muyuz ? Biz de uyanigiz haber mahiytli reklamimi yaptigin bu saat bundan hemen sonra da talep artacagi icin fiyata fiyat artirip zam zumlayacagim…` diye her bulup yakaladigi zayiftan sahsi cikar firsati cullanip üsüsen kapaklanmalarla devlet de benim kanun da hickimse anlamina gelen ve bütün filim ezberlerini bozan cinoglan cinligige kalibini basan gercekligin beyanatinda bulundu.

Devamını Oku