Göstermelik demokrasiler,
Görücüye çıkartılmış insan hakları ve özgürlüklere
Sonsuz tercihi tek şıkta bitirip sonlandıran zorba seçenek
Her nerde kim ne kadar yürütüp götürebiliyorsa artık
Oranın ahalisi toplumu tahammül sınırı kırılgan noktasına göre
Kabul veya reddi birlikte karıştırıp uygun maddeye malzemeleyerek
Bir çıkar yol ararken kendine gece
Sokak lambaları kör ve kütüktü
Daire daire buz gibi odalarını dolaşmaya çıkan
Yalnızlıkla başı beraber makara
Çıldırmışcasına bir suskundan bir suskuna bütün evler
Sanki yeniden yapılıyordu o bildik virane
Ara yakınlığım pek mülayim
Gönlüm bağına bulanmış nice aşk
Çok silkelenmekten omzu yere düşen hervakit
İyi bak iyi...! Bu liman dümeni kırık seyran gemiler göçürür
Yağmuru sular gözlerimdeki sağnak, kalbim ıssısların denginde
Söğütlü dereler koynunda evlenmiş toprağımın..
Yediği darbelerle feleği şaşmış, mutlak ondandır yalpa
Mutlak ondandır yoksa ne olsun bu insan aklıyla oynayan kaypak değişim..?
Hafızası kayıp,
Hatırlaması duyarsız,
Belleği bilinci bıngıldağından sallantılı kamyon külüstürleri gibisine memleket...
Kenanı bilirsiniz
Dudakların açılmayı bekleyen muhabbet divanında tomurcuk
Gülesin sevgili..! Gülesin ve gününe doyasın çiçekliğiyin
Seni bela diye başına saran dikenli dallara
Çakıllı yollara ne mesele gülesin sevgilim..!
Açılsın gül sinelerin doğduğun handa
zülfüyün bağında deli çağların kurdeleri çözülsün
Huzur içinde salkımlanan kökten damardan
Güldanelerden koruklanan karanfil düşlerine dalgın
Uyandırmaya elim gitmedi
Hem masum, hem mahur,
Solmaz ölmez baygınlıkların
Gönül düşkünü gözler karası
Kağıt kazma vinç mala sıva kürek kalem İşi filan..
Diz ve dirsek teması artiz zamanlardır insana uğramadan sürüp savuşan
Kendi alt kabuğu altında kalın kirli kepaze koparan gürültülerle
Parçalandıkça zindan zifiri hücrelerine bozulup bölünen aksamlardan
Köy kasaba mahle sokak vilayet ve büyük vilayet
Yapraksız topraksız dalsız sert şarampollere derin kuyular deşip kazarak
Elinde bozuk ve kör bir fener
Dert hadde aşkın, can ecele yolculuktaysa
İnsan olsa olsa gecesine bela, kendi üstüneyse yüktür
Ki bozar da böyle bir yalnızlığın işe yaramaz
Kendi canından bezginliğini
Çok yorulmana luzum yok zaten o toprak senindir
Kimbiliyor gönlündeki hancıyı
Kim dışarda mapus, kim içerde hür
Kanatlanıp uçmadıkca gönülkuşu aşka yolcuyu, kim biliyor..?
Kim biliyor göğsündeki kafeste kim kelepçeli zindan
Yoluna yolcu olan aşık kim
Kim kendini ne kadar,
Kimbiliyor gönlündeki hancıyı
Kim dışarda mapus, kim içerde hür
Kanatlanıp uçmadıkca gönülkuşu aşka yolcuyu, kim biliyor..?
Kim biliyor göğsündeki kafeste kim kelepçeli zindan
Yoluna yolcu olan aşık kim
Kim kendini ne kadar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!