Kupkuru dikenli otlara güz agrisi hasret baglayan
Yarali sözlerin kavrulup yandigini islik saz ile
Kagitsiz kalemsiz gazeller üstüne titreyen rüzgar nabzinda
Yoklanmis her yalnizligi kendi haline yazip yollamak üzere
Turnalar dönüyor eylülden güzden
Hatirladikca her yol kavsagi sayisiz kanat cirpinan göcmen
Yalniz zannedip sansan bile
Insanin kendine tanik etrafinda otlar agaclar vardir
Dal egilir kol uzar yaprak yesillenir ve sararir
Bakarsin uzak yildiz, yakindaki ay
Senden baska hic kimsesizligin soguk ayaza buz tutan sessizliginden
Simsicacik odalarda yanan soba gibidir
Sögütler salkim kavaklar selvi seyran
Serpilip salinan benden beter bahar olmus
Saz caliyor bulut ve sarkilar söylüyor deli rüzgar keyfiyle
Gördügü düsü hayra yormus belli ki mayis…
Yorulmus usul ahesteler dinliyor evini bagini ceyiz etmis dünya
Beni sorarsan perdesiz tel gamsiz avaz
Kafada bop katologdan secme pahasi yüklüce türban
Kalcada fiyaka marka pantolon kot..
Türbanin tepesinde gözlük ruj pembesi morluk allik yanaklik
Kolda ayni markaj cingildakli canta bilezik zincir vesair
Heryani belli apacik bir alisveris merkezi gibi inip cikarken
Umudunu inancini yeri gelince yuhalayip yerdigi serbest piyasanin cevrim carkina
Göğü alıp yere yıkarken zemin ve tavan
Cansız ve hatta ruhsatsızken bile kavanoz kristalli süs
Mozaikleşmiş olanca ehliyetsizliğine yakın mesafeler tutan çekincelerle
Duvara
Duraklara
Parklara dert yandığına usanmadan hiç elleri tutulmamış eşi dostu kalmamışlığın
Ipek kumas zarif tül
Sade bahtin cözülmez dili aglar gözü uzak diyar yakin sila hasreti
Toprak gibi saglam olacaksin ki, ötesi berisini bilmem ben
Ötesi berisini bilmem anlamam ben, toprak gibi olacaksin ki…
Durgun koy deliboran caglayanlariyla akip giden zamana
Ask gibi nazli selvi gelini
Birazı buralı ayale ayan
Birazı gül de gonca sargını içten içe namahrem
Açık konuşmak gerekirse biraz yaralı yalelli, birazı tüllü allı gelincik
Birazı...
Demiri bile tavına getiren alev ateş, kor körük
Mest olmaktan açık söylemek gerekirse, uzun yolları ayaklrında sürüye çeke,
İstemek
Dilediğince memleket ve insan istemek
Varken dilediğince insan ve memleket ovalarca
Köyler kasabalarca,
Baharlığa kışlığa yazlığa
dağlarca modeline modasına uygun insan ve memleket istemek...
O bu derken
Körlüğünden kurtulup
günyüzüne çıkamazsa karanlıklı gölge
O bu derken..birbirini çarpan voltalarıyla
Büs büyük oltalar
Tüm sermayesi yılışmak ve sırıtmak ve kırıtmak olan
Janella' yı evine savınca...
Janella böyle yazılır ama janel diye seslenilir dediydi
Janel..
Neyi tuttu
Neyi tutuşturduysa akibetini ateşinde yakan hani var dı ya..
Kendisiyle salkım söğütlüler mevsiminde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!