Güzeldi giden gelen
Güzelden güzele kalan güzeldi
Babam dedi düsümdeki daldigim hayalin
Babam bilip evini barklandigim babam,babasinin yuvasinda yurtluydu
Annem annesinin kollarini kucaklandi, anne dedim
Anne dedim
Yüzü gözü yağmur dolusu, içinde kaynayan dert kuyusunun
Gam kederden kıymık kıymık azap keskini ve tükenmiş sabırlardan kerameti taşkın
Çatırdadıkça köprü ve sırat, sapan yolu azıp uzaklaşan çizgiye
Kopmuş olan feryat figanlar bağırtısıyla kökünden kesip atarak
Dünyayı görmezden gelip, .. ….kendine şans üstüne şans vermeye dönüp titreyen pervaneler gibi
Ve yurtsuz insansız tek kişilik bir kent gibi
Gün geldi gitti senin anlayacağına
Kavaklara
Söğütlere
Ordaki dağa, örtüsünü sandallarını toplamış sahil kıyılarına, denize, büyük caddelere ve arka sokaklara
Penceresi açıktı, kenarından etrafa baktığı seyirlere bulanmış bakışlarla sarkmış uzanmış saksı çiçekleri
Ve kar ile kışın evlerinde oturanlar dışardan içeriye çekildi
Her terkedilmiş yakınlaşmalarla beraber
Kendini yolda koyan uzak gidişli göç-katar
Dışardaki ıssız dünyayı künyesine kolye kolye yazarak
Konuşmadan
Her ne pahasına olursa olsun gözgöze gelmemek için kendisiyle
Her ne pahasına olursa olsun
Kar dediysem..
Beyazligi geceyle sarilip kucaklastiginda karanligin kismini incitip ürkütmeden
Uyumlu dünyaya ayarli eksene sarmas dolas olmaya
Kainatin kitabinca uygun hayat döngüsü ve yasam silsilesinin
Uykusu düsü kundakta hayal, kursakta ask diye diye
Cig düsmüs topraktan gökyüzünde süzülen sis ve bug sagnagiyla
Semsiyenin dilinden anlayan yagmur olsun
Dilek tutacaktiysan dösünü bagrini yolusturan papatyalarin günahi ne ki..
Geldim iste tirenleri götürmeye degil
Leylaklari nergisleri ve krizantenleri hic degil
Üzüm deyip gecme irgati olmadikca bagban
Rüzgar
Ikramiyesi kendinden olma
Sevmek …usul hircin kolay ve her kim kime her herneyse
Sevmek ekmegin suyun damarindan pinar Harman oldugunun
Yol gittigi izden
Söndügü külden ates
Cira beklemeye koyuldugu pencerede fitil saran hasret hanceresini
Fener yolu
Kadiköy
Yogurtlu cayirlik ve tilki tepe
Büyük agaclarin yasinda olacakti duvardaki sehrin resmi
Ve büyük agaclarin yol boyunda olacakti eski insanlarin sakin evleri
Ve büyük agaclarin gövdesinde olacakti seven gönüller cizilen kalpler
Zamani süzüp eleyen damlalarla
Suyun yüzünde alacakir yakomozlari per perisan
Geldin demek tüllendin tomurcuk oldun
Haber vermeden yagmura rüzgara usulca sessiz..
Dogdun demek mor fistaninda gül bagi nazli ülfünde bahce gülüstan
Topraga düstüysen baharsin bilirim elbet
Kaysının
Dalları çiçeklendi önce
Sonra yeşillendi yapraklar çağladan çırpıdan önce
Taaa ki yemişleri toprağa dökülen yaza kadar oylum oymak iken bir güzel dünya, araya hırs kancası girdi
Mızrak mızrak gönlü karardı gözü döndü insan denen nesnenin
Her şey varlık yokluk hesabına matematik yaptı, sayıların kimyasını bozdu kendine madik atan aldatmaca




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!