Gözümde tüter eski zaman,
Bir yanım çocuk kahkahası,
Bir yanım akşam üstleri…
Ruhumun kıyısında yanık bir türkü,
Memlekete uzaktan yankılanan.
Uzakta kaldı bir yudum suyu,
O dağlar, o bağlar, o yollar…
Her adımda çiğnenen eski hayali,
Sürer içimde, yürek yangınlarla dolu.
Ey memleket, suskunluğunda bir ses var,
Uzaksın şimdi;
hep öteden öteye hasret çektiğim
memleket gibisin.
Ömrüme koyduğum tek hece,
başı sen, sonu sen…
gideni düşünme artık
o hiçbir zaman gelmeyecek
sen hep sevdikçe
o hep gitmek isteyecek...
Herkes yüreğine koyacak birini mutlaka bulabilir
ama önemli olan o yüreğe sığmayacak birini bulabilmektir...
Alacasına yalnızlığın karanlığında,
Yorgunluğu var gecenin gökyüzünde
Güneşin ayrılığı koyuyor belli
Ayrılık dedikleri bu olsa gerek
Oysa her şey yerli yerinde
Geceye karışır eski bir şarkı,
Deniz kokar kaldırımlar,
Bir vapur düdüğü — yarım kalmış bir veda gibi,
İçimde hep aynı sızı: sen.
Paslı limanlarda anılar çürür,
Gece çökerken sustu yollarım,
Diken sardı geçmişi, anılarım.
Bir adım atmaya korkarken bile,
Ruhumda kıpırdar yarınlarım.
Duvarlar konuşmaz, taş sağır, beton soğuk,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!