Uyma zalim nefsine,
Durma, çalış dersine!
Git cennet bahçesine,
İyilik yap kendine!
Bak, örnek al evrene!
Mutluluğun için hazır reçete,
Daha gencim deyip düşme gaflete,
Anam babam feda olsun diyerek
Ne genç fidanlar koşuştu hicrete.
Bakar mısın, şu eşsiz muhabbete?
Hor görme kimseyi! Deme, onun dili, ülkesi farklı,
Düşün bakalım, sana da ona da kim verdi bu aklı?
Ne fark eder sence ha Suriye’li olmuş ha Irak’lı,
Irkçı eylem-söylemlerden insanlığa hicret edelim.
Zaman zaman Diyanetin fetva deryasına bakılır,
Rabbimiz katında ayların sayısı on iki,
Muharrem ayı sıralamada onların ilki.
Haram olarak bilinen dört aydan birisidir,
Bize düşen görev ona hürmet göstermesidir.
Kur’ân’da var, yirmi dokuz yerde
Anlamına gelince; sır, perde.
Her ne kadar yapılsa da tefsir,
Son olarak Allah bilir denir.
İdlib'te aklımız; gözümüz-kulağı mız,
Devam ediyor yürekten dualarımız,
Lime lime ediyor düşmanı ordularımız,
İlelebet dalgalansin şanlı bayrağımız,
Bizi ayakta tutan sağlam imanımız.
Kız çocuğu diri diri gömülür,
Masum yavru yaşayamaz ölür,
Bu cinayetler nasıl çözülür?..
Geldi peygamber, Muhammed (sas) adı,
İnsanlık merhameti tanıdı.
Kur’ân’da surelerin hemen başında,
Söylemen gerekir işinde, aşında,
Unutma günlük hayatın telaşında.
Besmele çekersen sonu berekettir,
Bu, Müslümana yakışan harekettir.
İyilikler gönlünde yelken açsın,
Açar kapıları; anahtardır bu.
Aklın kullanan kötülükten kaçsın,
Dikkat et adımına! ihtardır bu.
O’nun gibi iyiliği yayalım,
Yaz, iyilik hikâyeni!
Unutma, doğuş gayeni!
Hazır eyle sermayeni!
Ayrılmadan bu dünyadan,
İyilik hikayen olsun.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!