“Oku!” diyerek başlar ilahi emir,
Vaktini boş geçirme ey misafir!
Oku-öğren-yaşa bekliyor bak kabir,
Sadece Rabbimizdir evvel ve ahir.
Bir yanda Hazreti Muhammed Mustafa, (sas)
Düşmana karşı yoktu korkusu,
Niyeti şehit olma arzusu,
Çünkü vatan idi söz konusu,
İmanın gücüdür Çanakkale.
Metrekareye altı bin mermi,
Ayrılmadı hiç yanından,
Sevdi çok; hem de canından,
Dinle! Enes’in (ra) ağzından:
“Ne kızdı ne kaşı çattı,
Değişmedi yüzün hattı.”
Eğilir ağaç yaş iken,
Bazıları bunu çok iyi bilirken,
Diyorlar ki; “onlar bebe, daha erken,”
O güzel güllere batırmayın diken.
Rahatsız olmayın değerlerimizden,
Hüzne ortak oldu vatandaş,
Gönderdi giysi, gıda ve aş,
Her zaman yanındayız kardaş,
Geçmiş olsun Kahramanmaraş.
Bir medya var ki adı fondaş,
Vetoya kalkan bir el
Barışa olur engel
Adalet mi? Simgesel…
İlginç; bu nasıl güçtür?
Dünya beşten büyüktür.
Eller, ayaklar gelecek dile,
Yapamazsın sen orada hile,
Ne kadar uğraşsan da nafile.
Ebedi hayat seni bekliyor,
Bu hakikatin farkında mısın?
Bu ayet başlar düşündüren soruyla,
De ki: “Göklerde ve yerdekiler kimin?”
İşitir müşrikler bunu korosuyla,
Cevap verir soruyu soran el-Emin:
Elbette; şüphesiz ki yüce Allah’tır,
Fark etmez gündüz ya da gece,
Allah her şeyi işitendir.
Şüpheniz olmasın zerrece;
Açığı-gizliyi bilendir.
Müşrikler yapsa da pazarlık,
Yarattı Allah gökleri ve yeri,
O’nadır sadece bizim hamdimiz.
Bulunmaz; yoktur Rabbimin benzeri,
İzni ile gündüz olur gecemiz.
Varken varlığına sayısız delil,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!