Ayetlerden çevirir yüzünü,
Müşrikler, Allah’a ortak koşar.
Kaybetse uzvunun bir cüzünü,
Tekrar onu yerine kim koyar?
Yoktur Allah’tan başka bir kudret,
Görürler Kur’ân’daki müthiş ahengi,
Değişir hemen yüzlerindeki rengi,
Lakin inat edip bırakmazlar cengi…
Çevirirler hakikatten yüzlerini,
Yalan sayarlar Resulün sözlerini.
Seçilmiş Peygamberler aralarından,
Duyurmuşlar insanlara hak olanı.
Vazgeçmemişler kutlu davalarından,
Neyse o; katmamışlar vahye yalanı.
Müjde ve uyarılar vardır içinde,
Kâfir hâlâ ipe un serer,
Gözü gerçeği görmez, kördür.
Sanma bir gün imana erer;
O, aşağılık bir nankördür.
Durmadan, cehaletle ister,
Kur’ân’a uy ve insanları uyar!
Huzur-u mahşerde çok hassas ayar,
Biriktirdiysen amel-i salih; yâr…
Yardımcın yalnız Cenâb-ı Allah’tır,
Eşi benzeri olmayan ilahtır.
Dünyevî nimetin içinde,
Hor görür Müslüman fakiri.
Görmek istemez meclisinde,
Fark etmez kalbindeki kiri.
Kâfirler istiyor diyerek
Dünya gurbetinde çekti birçok zahmet,
Gönderildi âlemlere, oldu rahmet,
Salat selam olsun Sana, ya Muhammed!..
Sonuç çıkmadı müşriğin çabasından,
Vazgeçmedi asla kutsal davasından.
Gayb ve bilinmezlik; incecik bir çizgi,
İnsanoğlu bu konuya duyar ilgi,
Sadece yüce Allah’tadır bu bilgi…
Gaybın anahtarları O’nun katında,
Arama kâhin ve arrâfın tahtında.
İnanır, biliriz ölüm haktır,
Ahirete giden basamaktır,
Hep yakın; sanma benden uzaktır…
Kapılmayasın kibre gurura!
Kaçış yok; girilecek çukura.
İnsan cüz’i iradesiyle seçer,
İşledikleri kayıtlara geçer,
Gün gelir; o da bu dünyadan göçer…
Azrail alır emanet canını,
Ölmeden önce düşün o ânını.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!