Bir olup birleşmişler,
Ölümü seyretmişler,
Kokuşmuş zihniyetler,
Bir leşmiş bu milletler.
Zulmü kendince mubah,
Allah; yüce, tek, bir,
Olamadık pek bir,
Temizlenmez bu kir…
Getir bari TEKBİR:
YÂ ALLÂHÜ EKBER…
Dağlarda barınacak kalmayınca inleri,
Ormanları yakmaya saldılar hainleri,
Ne söylesen anlamaz bulanmış zihinleri,
Adlarını koymuşlar; “ateşin veletleri.”
Ülkemin etrafı oldu maalesef yangın yeri,
Sayılı günler çok hızlı geçiyor,
Beklenen misafir geldi gidiyor,
Aciz kullar bağışlanma umuyor,
Sular gibi geçti vakt-i Ramazan.
İslam’ın şartlarından bir ibadet,
Şehadete var istek,
Resule verdi destek,
Olmadı asla köstek…
Ne sarsılmaz imandı!
Gençler bir kahramandı.
Gıybet etmekten ne zevk alırız?
Faydası yok günaha dalarız,
Bu sınavdan sınıfta kalırız,
Bilmem, bu işlerden ne anlarız!
Herkes oldu ayaklı gazete,
Gece ve gündüz yıllarca verir dururlar emek,
Amaç Rabbimizin o kelamını ezberlemek.
Ahir zamanda varken o kadar çok çeldirici,
Hafızlığı tercih etmeniz çok sevindirici.
Ayrı kaldın; evden, anadan ve babadan,
Bir de vazgeçilmez tablet ve telefondan,
Cumartesi günleri çıkarsın yurdundan,
Zamanla gurbetliğe de alışır hafız.
Bir tarafta okul; diğer tarafta ezber,
Allah’ın koyduğu sınırı aşma!
Bilirsin helal dairesi geniş.
Gaflete dalıp harama bulaşma!
Sonun olur ateşe sürükleniş.
O’nun gibi helâllere koşalım,
Dağda, kırda, bayırda,
Meralarda, çayırda,
Kulluk her hâlükârda...
Kılmadan yapamayız,
Her daim huzurdayız.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!