Soğuk gecelerin koynuna düşürdüm ben ulaşılmaz sevilerini
Zülfünü düşürüp benlerine, sevda durağıma gelirsin
Bir yıldız kümesi serpip yüreğime, sevgini verirsin
Dağlar gibi yücedir sevdan, içimde halaya durursun
Panzehir gülüşlüm, sevdikçe ruhumu işgal edersin...
Gidişinin üzerinden yıldızlar geçti, ay dolunay'a döndü ve ben halâ o rüzgâr tepesinde aşkın parmaklarını okşuyorum. Çığlıkların denizlere düştüğü gecelerde sancılı itiraflarının üzerinden çok geçmedi sevdalım. Çok olmadı yüreğimden izin isteyip ayrılalı. Kalmanı istediğim, yanımda gözlerime sokulmanı beklediğim o akrep kıskacındaki günlerden geriye, sadece ve sadece yüreğin kaldı.
Yolunu gözlediğim masalcılarla
Serüvendir yontusunu ördüğüm
Yıkılmış kentlerimde aşk kayıp
Önce kendi sözünü dinler yürek
Denize düşürmüşsün beyaz tenini
Çelişkinin taşını attım kör bir kuyuya
İncindi su, öfkeyle ışığa döndü yüzünü
İnançsız sarmaşıklar ayrıldı kuyudan
Delinin biri seslendi çok derinden
‘Çıkarın beni bu bilinmezliklerden’! .
Gönlümüzün yasaklı odalarında aşk beklerken ikimizi
Aydınlık sabahlar da gelecek, saracak üşümüş ellerimizi
Oyulmuş yüreklerimiz mutlanacak, ısıtacak bedenlerimizi
Sevgimizin haritalarıyla geçeceğiz dalgalı denizlerimizi
Rüzgârların özünde şaşkın bir kayboluş ninnisi
Ülkümüzün çocukluğunda kül yağar üzerimize
Unutulmuş isimlerle donatılı zarflar ülkesinde
Siyah-beyaz anılarla yenileniyor bütün filmler.
Kapanınca kapılar, zamanın burcuna yükleniriz
Kutsal yüreğine vurgun kelimeler biriktiriyorum günlerdir
Mühürlü bir sevdanın rengârenk gül desteleri var içerimde.
Sen, gecelerin siperlerinde aşkla titreyen mağrur kelebek,
Rüzgâr türkümüzü susturmadan ülkenden çekilmeyeceğim...
Bunca yıl seni yazsaydım eğer, ülkemin bütün toprakları yemyeşil olurdu. Sana yıldızlı bir günde rastlamasaydım eğer, bu beden bende olmaz, acıların yoldaşı olurdum. Sevmek acı, seni sevmek acıların atlası şimdi. Ben o atlasta seni buldum ve söylüyorum işte yeryüzünün en güzel 'Seni seviyorum' sözcüğünü.
Sonu asla olmayacak düşünüşlerin hayali topraklarında
Her yazgının bir rüzgârı, her ruhun rotası sevdaya döner
Karlı ve yüce dağları mesken tutar her mevsim kardelenler
Bir yürek ki, yalnızlığın çöllerinde hep kendi denizini düşler…
Çoktan sulara düşürdüğümüz, günü gelince elimizde kalan son umudumuzu bölüştüğümüz yaralı bir hayatın sorgularıyla adımlarız bu kirli yaşam sularını. Özümüz perişandır da, asla belli etmeyiz. Bir şarkıdır belki yüreği avutan, belki de gitmiş, yitmiş bir sevgiliyi anlatan. Hayat, içimizdeki ateşlerle, aldığımız derslerle, kimi sevgilinin, kimi dostun vurduğu tokatlarla dönen çelişkili bir küre. Bütün sokaklarında sevdanın krokisinin asılı durduğu, kaybedilmiş bütün özlerin bir gün kendine döndüğü bir sevda ruletini çeviriyoruz sevgiyle.




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.