Bir ömür sığındım hep o mahzun iklime,
Hüznü giydim üstüme, sustum kendi kendime.
Gözlerin bir yangındı, ferman oldu gönlüme;
Sen gittin de bir tek o gitmedi yanımdan,
Bir sır gibi sakladım adını sol yanımdan.
Kıbrıs’ın akşamları şahittir efkârıma,
Karanlığın en koyusunda gözlerine daldım bu gece
Nasıl anlatayım dalgınlığımı manasız her kelime her hece
Kaldım yine üst üste sorularla iç içe
Nasıl çözülür ki ayrılık denilen bilmece
İmdat ararken derdime karanlıklar çekti beni içine
Gece çökmüş ufkuma, sırlar dile gelmiyor,
Gönüldeki sızıyı zamandan başkası bilmiyor.
Bir anlık tebessümün bedelidir bu ömür,
Yürek sabır taşında, vuslat nedir bilmiyor.
Uzaklarda bir ışık, karanlığı bölen o,
Yine zalim gecenin ortasındayım
Senin hasretin senin yasındayım
Ayrılığın onuncu yılındayım
Değişen bir şey yok ben hala aşkımın en başındayım
Geçen yılların giden gençliğimin ardındayım
Yine penceremde aynı soğuk sonbahar,
Dilimde yarım kalan o sitemli şarkılar.
Bir gölge gibi peşimden gelir anıların,
Yükü ağır geliyor artık uykusuz yarınların.
Gidişinle başladı bu bitmeyen son gece,
Bilinmedik bir hüzün kapladı bu akşam yüreğimi
Aldığım nefese bile hüküm eden
Sadrımın arasından yalpalanarak çıkan
Kaburgalarımın arasında hasar bırakan
Damarlarımdaki kanın akışını bile etkileyen
Hayatın başı var oluşun evveli,
Yediğim ekmeğin içtiğim suyun temeli
Bir avucun da bin hayat biten varlığım
Varlığındır tek hayat kaynağım
Sen ki Allah’ın ol emriyle canlara can katansın
Yağmur damlaların da aradım bugün seni
Akan her damla hasretinle eritti beni
Şimşek oldu kalbim duy artık sesini
Akan sulara bile yazdım ismini
Toprak suyu bağrına basıp içine çekti
Bir bilsen sevdan canımı nasıl yaktı
Damladan deryaya düştü kalbim
Yokluğundan çölde kumlar yandı
Gecelerim feryat oldu kalbim Ferhat oldu
Dağlar eridi gönlüm çorak oldu
Baharın en serin akşamlarından birinde en sıcak hayallerle geldim yine sana
Artık gözlerimi kapatıp zihnimde seni canlandırıp bakışını, gülüşünü düşünmeme gerek yoktu
Bu zahmetler acıya yeni düşmüş, hasret rüzgarlarının hafif esintisiyle yalpalayan, göz yaşlarını gönül deresinin dışına taşıran taze aşıkların işi
Sevda diyarındaki toz pembe hayatın karanlıklar dünyasına açılan kapısından henüz girmemiş
İçindeki acılı bekleyişe yenik düşmemiş, aşk ateşinde pişmemiş, çiçeği burnunda aşıklar
İçinde baharın yeşertisi gibi kıpır kıpır duygularla, lalelerin kızıllığındaki alıcılıkla, papatyaların fallara alet oluşundaki samimiyetle kurulan, firakın kokusundan, acının korkusundan uzak yanmamış aşıklar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!