Bir zemheri akşamın da tutuştu yine duygularım
İç çekişlerimdeki gizli yakarış gözlerimin dumanı
Islak kirpiklerimin isyanını hasret yasıyla duyarım
Çığlıklarımda yasımda gamımda gizli artık o delikanlı
Tükenmişliğin yok olmanın bitmenin hissini yaşattı seneler
Garip başımla çıktım yine mor sümbüller diyarına
Dargın duygularla umut yok yine beklemek düştü yarınlarıma
Gelecek sende demetlenmiş gelemeyişin bende
Hapsedilmiş özgürlüğüm imzalı sevda senedinde
Alelade bir olasılık değil inanışla yanmak
Her an her yerde sevdayı anmak
Dolsun yine gönüllere sevgiler
Nura gark olsun sema ve zeminler
Kıbleye döndü bedenler duaya açıldı eller
Dualarla tekbirlerle şimdi gök kubbe inler
Kürre-i arzdan alemi rabbe erişir nida
Açılan elleri geri çevirmez hüda
Ateşler içinde yanarken yorgun gözler, kifayetsiz sözlerle düştüm karmaşık satırlar arasına
Susuzluğumu, hararetimi, kendimi dindirmek için daldım kelimelerin gizli makberesine
Yok oluşların yokuşuna sürerken yalnızlık kayığımı, rıhtımda kalanlara, biten benliğime hangi sözüm umut olur?
Sözler denizinde sessiz boğuluşum, sular altındaki kuraklığım neye derman olur?
Sevgi ektiğim toprakların çatlayan kumlarına kalemimden damlayan kanları akıtıp, gönül bağımı nasıl yeşertirim?
Yüce dağların eteklerine sevda türkülerimi gönül diliyle nasıl söylerim?
Seni düşlerdim hep mor sümbüllü dağlarda
Hayallerimde hayatımdaki her şey gibi yarımdı
Gözlerimi kapayıp seni her andığımda
Acıyan kanayan hep sol yanımdı
İtimadım sonsuz olan bana asla ihanet etmeyen dağlar
Çektiğim hasrete kırlar ağaçlar mahzun çiçekler ağlar
GEÇMİŞİN MATEMİ
Bir kış masalı var şimdi arzuladığım
Birde maşınga da çay
Nerede o kestanenin tadı
Neden eskisi gibi parlak değil ay
GENÇLİĞİMİ ADADIM
Bir yudum mutluluk suyu aradı yüreğim
Hasretinin kuraklığıyla kurudu benliğim
Göz çukurlarıma bile işledi çaresizliğim
Akan pınardı dindi gençliğim
Bitti dediğinde gittiğinde bittim
Ben kendimi sende kaybettim
Sevgimden aşkımdan hiç geri dönmedim
Ben aşkı sevgiyi sende öğrendim
İlk kez tutuldum seni çok sevdim
GÖNÜL ÇIKMAZI
Geceler boğar insanı derin manalara
İçinden çıkamazsın durur adeta lisan ve fikir
Akıl almaz sorular kalır soru içinde
Gönül çıkmaza düşer sukut dudaklara
Sustu hayallerim, sustu içimdeki çocuk
Yürüdüm sokaklarda, omuzlarımda koca bir yük
Senden sonra ne mevsim kaldı ne de bir gökyüzü;
Bir ayrılık sırrıdır, gömdüm derinlere en acı sözü
Kimseler bilmez, sormaz, sığmaz hiçbir kelama
Bir mühür vurdum kalbe, derman aramam yarama




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!