Gülümseyen sevgilinin busesi
Deliksiz bir yağmurlu gün uykusu
Sabahında seher yeli, kuş sesi
Uyandırsın çiçeklerin kokusu
Yüreğinden sarmalayıp hayatı
Gün ne kadar kararsa da kararma
Geleceğe umutlarla bak evlat.
Geri gitme, hedefine koş, durma
Irmakça coş denizlere ak evlat.
Atan nasıl demir dağlar eritmiş
Zamanla dönüyor yolumuz başa
Dereden tepeden aşar gideriz.
Su gibi sıçrayıp taşlardan taşa
Ebedî ummana coşar gideriz.
Kanımız damarda kaynar aşk ile
Gelişinle mahallemiz şenlenir
Hep dört gözle bakılırsın nevhahâr
Cilvelerin isteklerde benlenir
Gönüllere yakılırsın nevhahâr
Göz edersin sabırsızlar sulanır
Nisan deyip geçme, doğanın hazla
Çiçekler açtığı mevsimdir Nisan.
Kuşların ötüşüp daha bir fazla
Neşeyle uçtuğu mevsimdir Nisan.
Yaşama gücünü alıp yürekten
Soy soylayan boy boylayan sinenin
Sözün özü Mehmet Yılmaz Öğretmen.
Derununda nice Umman Ninenin
Özlü sözü Mehmet Yılmaz Öğretmen.
Köy içindi Gönen’deki yaranlık
Kadını yok sayan bir zihniyetin
Sevgilisi olmak istemiyorum.
Şiddete yıllarca susan milletin
Özrü nedir, bilmek istemiyorum.
Sevgisiz, saygısız o nursuzların
Körükle gidersen bu yangın sönmez
Al artık aklını başına Salih!
Taşıma su ile değirmen dönmez
Pınar ol düşüne taşına Salih!
Krizi krizle çözmek ne demek?
Bacasında feryat figan var ise
Bilesin ki o hanede yangın var.
Sakın kalma kayıtsız bir salise
Ciğerine kök salan bir salgın var.
Diyemezsin kaderimiz belgisiz
Ne olacak memleketin bu hâli
Kalmadı mut talan ettik kıl çulu
Müsrif zâde arar olduk kör pulu
Tatsız tuzsuz haneye bak bakarız
Ne olacak memleketin bu hâli




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!