Vekilleri saraylarda, kasırda
Süzüm süzüm süzülüyor azizim.
Asılları sürünür bu asırda
Sanma kimse üzülüyor azizim.
Gariplerin feryadını duyan yok
Bilirsin söz gerekmez, bazı hâller vardır ki;
Öncesinden sezgiyi, kesişinden bellidir!
Dersin gidiş yol değil, defi öyle zordur ki;
Efkârın düşünceyi, kısışından bellidir!
Şöyle bir bak âleme; ne bir mesnet ne direk,
Evde kal, diyorsun nasıl kalayım?
Beş nüfus elime bakar Reis Bey.
Boynum kıldan ince kurban olayım
Sefalet içimi yakar Reis Bey.
Anadan babadan yok ki servetim
yollarda
öfkesi bir devin
…………...ayak izleri
üzerine bastık bilmeden
başımız adam akıllı duman
adam akıllı hülyalı
İçime tarifsiz acılar doldu
Gözlerimden yaşlar döküldü yine
Gönül yurdu viran, perişan oldu
Temelinden taşlar söküldü yine
Yine bir kahpelik yine bir pusu
Tarlalar sürülmeyi, toprak tohumu bekler.
Kaç zamandır içimi yakar acı gerçekler.
Yel unutmuş harmanı, el unutmuş kirmanı
Tel unutmuş ozanı, öksüz köyler, tünekler.
sen tatmadığım arzuların öbür yarısı
bitmeyen gecelerimde sarıldığım
…………………………..…yalnızlığımsın
sen korkularımın tutsağı
özgürce yaşayamadığım
…………………………..duygularımsın
Gözlerde bir kıvılcım ansızın alev alır
Aşk dediğin gönülden yananlarla değerli;
İnsanlar gelip geçer yalnız anılar kalır
Anılar anıldıkça, ananlarla değerli.
Gönüller sevgilerle susuzluğu giderir
sen yoksun bu şehirde
geceler akşamları sarhoş karşılıyor
……………………………sokaklar insanları
yaylaların serin avlularında
kayısı dallarına çöken ağırlık
yavaş yavaş kalkıyor
Hele kulak verin Hakk’ın sözüne
Akla ve mantığa itibar edin.
Millî bir şuurla dönüp özüne
Adaleti mutlak iktidar edin.
Nedendir dört yanı saran cehalet?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!