Mendilini bandır alın terine
Bir tutam saçını takıpta gönder
Koyamam kimseyi senin yerine
Mendilin ucunu yakıpta gönder.
Bırak gülüşünü sevda yeline
Dünya bir gölgelik derler, gerisi boş
Bu cevr-i hayatın kıymete düşsün
Ömür kalyonun da koş insanoğlu koş
Safi yüreğin bir saklı gurbete düşsün.
Sevgiyle sıcacık aksın damarda kanın
Dostluğun tarifi herkesçe malum,
O Rahman'a dost olmaktır mesele!
Merih yıldızına çıkar mı yolum?
O Fermana dost olmaktır mesele!
Merhametin medârından yücelen mânâ
Süzülür de damla damla düşer îmana
Bir mânâ ki inci döker bütün zamana
Devr-i âlemin ruhu sensin ey sevgili!
Olsa da konuşsa şimdi Yesrib’in dili.
Mevsimlerde geçti, bu asi yazda
Dilime düşerdin her bir niyazda
Okyanusa düşen, nehirler azda
Bu gönül sevdanla duruldu gülüm.
Aşk vurur dediler, ben inanmadım
Yad ellerde beni buldu sevdiğim
Mevsimsiz bir kıştı attığım adım
Kar borandı,olan oldu sevdiğim.
Kudüs aşkım!
Kudüs Muhammed
Kudüs Kur’an
Kudüs içimde yara
Kudüs duam
Kudüs derde devam
En kadim yağmurlardan süzüldü gözyaşlarım
zemzem rengi bulutlardı benim arkadaşım
sıradışılığım olsa da saklıydı bahar
yüreğimin bilinmeyen enginlerinde...
Yüreğimi ters yüz ettiğim zaman
güllerin gülüşüne bağladım gökyüzünü
Geldim yine karşısında tam durdum
Her daim yüzüme güldü mihrabım
Maddeden manaya bir köprü kurdum
En zorlu dağları deldi mihrabım.
Yürekte ki sözler dokundu cana
Ben sana küsmüşsem
Vişne ala, çiçek dala küsmüştür.
Arı bala küsmüştür
Ben sana küsmüşsem.
Ben sana küsmüşsem




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!