Aşığım ben, ruhu güzel insana
Baktıkça içimi dağlarda geçer
Her bakışta sümbül o ince mânâ
Bir nehir misali çağlarda geçer.
Kaldırsam önümden şu puslu tülü
Bir göz at sevdiğim az defterine!
Gel de gözyaşımı sil yarim yarim
Çıkar kalemini yaz defterine
Bir tek seni sevdim bil yarim yârim.
Soldu da semada türkuaz perde
Bu gece ay kana düştü sevdiğim
Na'çarım içimde haşrolan derde
Gün süzülüp cana düştü sevdiğim.
Lal olmuş dilimde ahu zar ola
Umutsuz sözcükler bıraktım şiirlerime
bir gölge gibi sıyırırdın ruhumu
umarsızlık ülkesine göç ederdin
yüreğimden uçan turnaların
kanat sesine kulak tıkardın biliyorum.
Sevda dedikleri zor bir savaştı
gönül kanatlandı dağları aştı
saf kalbine bir seherde ulaştı
seni unutamam asla sevdiğim.
Seslenir yüreğim yürek eşine
Tutmaz geceleri, uykuyu gözüm
Bulamadım kara sevdama çözüm
Gelip diyecektim, tutmadı yüzüm
Seni sevdiğimi asla unutma!
Bu ne ince sızı, düşürür derde
Seni her dem düşürmedim dilimden
Ve okudum hece hece sevdiğim
Adın harfleri savrulur külümden
Unutmadım gündüz gece sevdiğim.
Ankaradan bana doğru dön biraz
içime ışığın vursun sevdiğim
bakışın bahar, gülüşün sıcak yaz
mevsimler kenara dursun sevdiğim.
Uzak iklimlerin bir adı vardı sende
Yüreğime dokunurdu kuruyan güller
Dolunay düşmüştü aydınlık yüzüne
Tebessümünde yıkanırdı yüreğim.
Bir iç çekişin öyküsüdür bu!
Turnaların şarkısına dokunan
Uzaklaştıkça sevdim seni
Bir Kaya dibinde kanadı kırık kuş gibi
çaresizce sevdim seni
gökyüzünü seyrederken masmavi
beni mah yüzüne hasret bıraktın
çektin perdeleri can evimden yaktın.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!