Seni her dem düşürmedim dilimden
Ve okudum hece hece sevdiğim
Adın harfleri savrulur külümden
Unutmadım gündüz gece sevdiğim.
Ufkumun âraf'ından kanatlanan güller
düştü aklımın sathına bugün
derdi güzarım çekerim içimden ahı
şikayetim yok ey sultanı ezel, ey şahlar şahı!
nedamet sırtımda kırılmaz zincir
kimse dokunmasın bu asil yaram incir...
Yüreğim hicranla kavruldu derken
Her kışın baharı vardır sevdiğim
Ufukta kan kızıl şafak sökerken
Bu hüzün ki bana yardır sevdiğim.
Bu sevda kördüğüm, bu hicran işte
Umarsız yüreğin bilmem ne söyler
Gözlerin gözümde gül olur gider
Semaya dokunur engin duygular
Gönülden gönül'e yol olur gider.
Gözümde küllenen bir vakit amma
Ankaradan bana doğru dön biraz
içime ışığın vursun sevdiğim
bakışın bahar, gülüşün sıcak yaz
mevsimler kenara dursun sevdiğim.
Uzak iklimlerin bir adı vardı sende
Yüreğime dokunurdu kuruyan güller
Dolunay düşmüştü aydınlık yüzüne
Tebessümünde yıkanırdı yüreğim.
Bir iç çekişin öyküsüdür bu!
Turnaların şarkısına dokunan
Uzaklaştıkça sevdim seni
Bir Kaya dibinde kanadı kırık kuş gibi
çaresizce sevdim seni
gökyüzünü seyrederken masmavi
beni mah yüzüne hasret bıraktın
çektin perdeleri can evimden yaktın.
Nesine güvenem ben ki insanın
Vefasızı ayrı, puştu bir ayrı
Özde tutulunca dili mizanın
Yüreğim figâna düştü bir ayrı...
Yola koyulayım, hem yola erken
Dağlar şimdi kar'a düşer
Gönlüme bir yara düşer.
Üzülme be koca gönül
Yolun bir bahara düşer.
Umut dedim, çöldeki su
Uzattım kadehimi gönül çeşme'ne
Bir damla gülümse dolsun be gülüm
Dokunsun dudağım gül-ü şebneme
Cennetten bir dem olsun be gülüm.
Hüznüm de tüten bu vaveyla güzel




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!