Yad ellerde yolu düştü yoluma
Bazen eceli mi sordu bu sevda
Bir inceden sızı düştü soluma
Sönmeyen ateşti kordu bu sevda.
Ay dolanır yeniden gelir sandım
Yüreğinden sev beni
turnaların gülüşüne sığındım
farketmedi turnalar beni
güneş gökte ay ile gülüşürken
yıldızlarla beş taş oynar çocuklar
sonra sarar sevda diye dev beni
Ne zaman ki çıksam bir sana doğru
Yüce dağlar yol vermiyor sevdiğim
Seni unutmayı bir an denesem
Yüreğime el vermiyor sevdiğim.
Zaman ki dürülmüş içimde bekler
Zamansız çiçek açmıştım aşkın bağında
bir rüzgar esipte savurdu beni
leylanın saklandığı faran dağında
bir bakışı yakıp kavurdu beni.
Zaman sana küstü, sen zamana
gülüm tazeydi gülüşlerin, sustu ilk bahar
bir seher vakti depreşir içimde hicran yarası
hiç bir ateş yakmadı içimi bir zemheri kadar
Safi gülüşlerinden topladığım bir demet zambak
Zemzem bakışların, ok kirpiklerin
Gözlerin ki berrak nehirden derin
Yağmurdan yeni ayrılan gözlerin
Aklımı başımdan aldı ne çare!
Bir gül destesiyle adın koydular
Turnaların kanatlarına yüklü dağlar
dağların doruklarında boran kar
Zincirlenmiş kelimelerden kan sızar
mahkum edilmiş ellere gül bırak
ben bu çöllerde acemi çırak .
Çaresizim bir şey gelmez elimden
Gözlerim hep seni arar sevdiğim.
Sevdan ile yaralanmış dilimden
Bir alevdir beni sarar sevdiğim.
Aşkı sorsalar seven bir cana
Yıllardır seslendim gönül dağına
Feryadımı söze verdim sevdiğim
Ne güller ektirdim gül dudağına!
Bir adını yaza verdim sevdiğim.
Yüreğime değdi kanadı kaderin
Sevda ki bir kördüğüm mevzu derin
Semanın ritminden süzülen gözlerin
Beni bir ummana saldı da gitti.
Yazgım da küllenen hakikat varda




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!