Üşüyorum,
Güneşin dağlara düştüğü yerde
Kızıl bulutlar içiyor yüreğimi
Gölgeler düşüyor ruhumun üstüne
Gönlüme batan diken sen misin!
Üşüyorum elizya
düşüncelerimi gergef gergef işledim
uçsuz uçurumlara düşüyorum elizya
bir sedef gülücükte eridi aklım
üşüyorum elizya.
Sevdiğim yolunu gözledim her dem
seni getirmeyen yollara küstüm
yollar kıvrım kıvrım gözümde o nem
kokunla esmeyen yellere küstüm.
Seneler eskidi, evrildi gitti
MAHŞERDE UYANMAK
uykuların kaçar böyle kalkarsın
rüyaların kabus olur uykular haram
sonra dokunursun tam şurda yaram
ve sen şimdi şam şerbet çatal karam
Dalıma kuşlar kondu, mevsimlere yaz
Meyven olmaz ise dalına kuş konmaz
Uyan yârim, mor kuşlar uçtu yerinden!
Mevsimler ağlıyor şimdi kederinden.
Uyan yarim, şurda doğan aya bak!
Bir şavkı aklımı aldı sevdiğim.
Yolumda ki dikenleri kaldırmak
Senin vicdanına kaldı sevdiğim.
Bir dua ki bu hasrete dur desin
Sessizce yaktığın sevda ateşi
İçerimde hâla tüter sevdiğim
Seyrederken çekip giden gölgeni
Olmuşum Mecnundan beter sevdiğim
Hakikat sevdadır, gerisi perde
Su yüzlü dilâ!
Semada ellerim, ağardı tan yeri tan
Bu kaçıncı şafak yüreğimde atan
Sen içimde eskimeyen vatan.!
Duanın erdemi var Hakka an be an!
Süzülürken gözlerimden gözyaşı
Belki gelir siler gider sevdiğim.
İçimde ki bir güvercin telaşı
Uykumu da böler gider sevdiğim.
Hicranım da kıvranırken hasretin
Uzaklarda boz bulanık yaşarken
Umuduma sen yetersin sevdiğim
Akşam olur gün dağları aşarken
Yüreğimde sen tütersin sevdiğim.
Geçit vermez koca dağlar kar gibi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!