Zaman ne tez geçti güze düştü dem
Mevsimler üşüdü, gözümde o nem
Dilimde titreyen, hep aynı sitem
Ömrümüz çıkar mı yaza sevdiğim?
Siyah beyazdır mazi, bu dilim lal
Zaman çöküyor içime aniden
Uzaktan bir ışık yaksan ne olur
Bir selam olsun sana bu faniden
Bir daha yollara baksan ne olur
Semada ışıldar merih yıldızı
Zaman geçer gözlerimden sarı yapraklar gibi
sen geçersin gözlerimden iplik iplik
bu sana yazdığım ne son şiir, nede ilk
hasretin kanyonlarına düştü yüreğim
delik deşik
Tek başımayım bende biliyorum
Soldu da semada türkuaz perde
Bu gece ay kana düştü sevdiğim
Na'çarım içimde haşrolan derde
Gün süzülüp cana düştü sevdiğim.
Lal olmuş dilimde ahu zar ola
Umutsuz sözcükler bıraktım şiirlerime
bir gölge gibi sıyırırdın ruhumu
umarsızlık ülkesine göç ederdin
yüreğimden uçan turnaların
kanat sesine kulak tıkardın biliyorum.
Sevda dedikleri zor bir savaştı
gönül kanatlandı dağları aştı
saf kalbine bir seherde ulaştı
seni unutamam asla sevdiğim.
Seslenir yüreğim yürek eşine
Tutmaz geceleri, uykuyu gözüm
Bulamadım kara sevdama çözüm
Gelip diyecektim, tutmadı yüzüm
Seni sevdiğimi asla unutma!
Bu ne ince sızı, düşürür derde
Seni her dem düşürmedim dilimden
Ve okudum hece hece sevdiğim
Adın harfleri savrulur külümden
Unutmadım gündüz gece sevdiğim.
Ankaradan bana doğru dön biraz
içime ışığın vursun sevdiğim
bakışın bahar, gülüşün sıcak yaz
mevsimler kenara dursun sevdiğim.
Uzak iklimlerin bir adı vardı sende
Yüreğime dokunurdu kuruyan güller
Dolunay düşmüştü aydınlık yüzüne
Tebessümünde yıkanırdı yüreğim.
Bir iç çekişin öyküsüdür bu!
Turnaların şarkısına dokunan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!